Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2009/1355-2011/383
Dava, iş kazası sonucu ...... sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirin, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... Köçer tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 18.03.2009 tarihli iş kazası sonucu ...... sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 21/4. maddesidir.
5510 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin dördüncü ......sı, üçüncü kişinin sorumluluğunu düzenlemekte olup; buna göre, ........., üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile, bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin ...... değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet, kusuru varsa, bunları çalıştıranlara rücû edilebilecektir.
...... kapsamındaki...yardımları, kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin olup, genel sağlık sigortasına göre yapılan...yardımlarını içermediği gibi; söz konusu ......, sadece 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamındaki sigortalılar için değil, aynı yasanın 4/1-b madde kapsamındaki sigortalılar yönünden de uygulama alanı bulmaktadır.
Üçüncü kişinin rücu alacağından sorumluluğu kusur sorumluluğu esasına dayanır. Bir başka ifadeyle; üçüncü kişi, ancak kusurlu bir hareketinin varlığı halinde rücu alacağından sorumludur.
Anılan ......da geçen “çalıştıranlara” ibaresi, zararlandırıcı sigorta olayına neden olan üçüncü kişinin işverenlerini ifade etmekte olup; söz konusu işverenlerin sorumluluğu için, iş kazası veya ... hastalığının oluşmasında kusurunun bulunduğunun saptanması gerekir. İstihdam edenlerin sorumluluğunu düzenleyen 818 sayılı Mülga Borçlar Kanununun 55. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 66.)
maddesinde, işverenin sorumlu olması için kusurlu olması şartı aranmamış iken, 5510 sayılı Kanunun anılan maddesinde, üçüncü kişinin işvereninin sorumluluğu kusur esasına dayanması karşısında; üçüncü kişinin işvereni hakkında, Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca kusursuz sorumluluk hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.Burada hangi hareketin kusur sayılacağına ilişkin 5510 sayılı Kanunun 21/1 maddesine paralel bir açıklama yapılmadığından, kusur olgusunun 818 sayılı mülga Borçlar Kanununun 41 ve devamı (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı) maddeleri uyarınca belirlenmesi gerektiğinin kabulü gerekecektir.
İş kazası, ... hastalığı ve hastalığın üçüncü kişinin veya işvereninin kusuru sonucunda meydana gelmesi halinde rücu edilecek miktar; sigortalı ya da hak sahiplerine yapılan ödemelerin tümünün, bağlanacak gelirlerin ise başladığı tarihteki ilk peşin ...... değerinin yarısının kusur karşılığından oluşmaktadır. Bu çerçevede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında; fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, ilk peşin ...... değerinin yarısının kusur karşılığını aşmamak üzere, fiili ödemenin kusur karşılığına hükmedilecektir.
Mahkemece, üçüncü kişi konumunda olan davalının peşin değerli ...... gelirinin yarısının kusur karşılığından sorumlu olduğu gözetilmeksizin tavan değerden yapılan bilirkişi hesabına itibar edilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yapılacak iş; üçüncü kişi konumunda olan davalı için peşin değerli ...... gelirinin yarısının kusur karşılığından sorumlu olduğu gözetilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy