.....
Dava,.... tedavi gören hastalara tıbbi malzeme sağlayan ve sigortalılardan aldığı vekaletnamelere dayanarak düzenlediği fatura bedellerinin tahsili amacıyla Kuruma yönelik icra takibine girişen davalı şirkete borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-) Mahkemece, davalı alacaklı şirketin, alacağın temliki hükümleri gereğince Kurum sigortalılarının kullandığı tıbbi malzemeleri aralarında anlaşma bulunmasa bile Kurum fiyat tarifeleri üzerinden yapılacak hesaba göre davacı borçlu Kurumdan talep etmesinin mümkün olduğu, ancak takip öncesinde Kurumun temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından faiz alacağının talep edilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, takip dosyasında talep edilen 89,803,00 TL faiz alacağına yönelik davanın kabulü ile davalı şirkete ödenmesi gerekmediğinin tespitine, aynı takip dosyasında talep edilen 31.440,00 TL asıl alacağa yönelik davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
.... tedavi gören hastalara tıbbi malzeme sağlayan davalı şirketin sigortalılardan aldığı vekaletnamelere dayanarak düzenlediği fatura bedellerini davacı Kurumdan talep etmesi yerinde olup, dosya kapsamına göre; davalı alacaklı şirketin davacı borçlu Kurumu takip tarihi öncesinde temerrüde düşürmediği anlaşılmakta ise de, 23.09.2005 tarihli ödeme emrinde faiz talebinin bulunduğu ve takip tarihi itibariyle alacaklı şirketin faize hak kazandığı
....
anlaşılmakla, mahkemenin davacı borçlu Kurumun faiz alacağından tamamen sorumluluğu bulunmadığı yönündeki kabülü isabetsizdir.
Kuşkusuz bozma sonrası yapılacak yargılamada, ödeme emrinde her ne kadar 31.440,00 TL asıl, 89.803,00 faiz olmak üzere 121.243,00 TL'nin takip tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faiziyle tahsilinin talep edildiği belirtilmiş ise de, takip tarihinden ( 23.09.2005 ) dava tarihine ( 20.03.2008 ) kadar olan dönem yönünden yapılacak faiz hesabına ilişkin değerlendirmenin yasal faiz oranları ile sınırlı tutulması gerektiği gözetilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19.09.2013 günü oybirliği ile karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy