Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 2926 sayılı kanun kapsamında ..... sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Kanunun prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Bozma sonrası yürütülen yargılama sürecinde, davacının 01.06.2002 itibariyle tescil edilip, 01.06.2002-30.04.2008 arası dönemin ihya kapsamında değerlendirilip, 01.05.2008 itibariyle sigortalılığın tekrar başlatılması karşısında, mahkemece yazılı biçimde karar tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, her iki taraf lehine ayrı ayrı hükmedilen vekalet ücretinin, her ikisinin de, Kurumdan tahsiline biçiminde karar tesis edilmiş olması, yerinde görülmemiştir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının, (5) nolu bendinin son satırının son sözcüğünden bir önceki sözcük olan “davacıya” sözcüğünün silinerek, yerine, “davalıya” sözcüğünün yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy