Mahkemesi :İş Mahkemesi
Türk Vatandaşlığından izinle çıkan davacı, Türk Vatandaşı olduğu dönemde Almanya’da geçen sürelerini, 3201 sayılı Kanuna göre borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Kanunun 101 inci maddesinde, bu Kanun hükmünün uygulanmasıyla ilgili çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde İş Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7 nci maddesinde, İş Mahkemelerinde sözlü yargılama usulünün uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda yazılı ve basit yargılama usullerine yer verilerek, Kanunun 447 nci maddesinde de, diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hallerde, bu Kanunun basit yargılama ile ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu durumda, artık, iş mahkemelerinde basit yargılama usulünün uygulanması gerekecektir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun basit yargılama usulünün düzenlendiği altıncı kısmında yer alan 320 nci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemenin, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği belirtilmiş ise de; somut olaya ilişkin uyuşmazlığın, ön inceleme ve tahkikata ilişkin duruşma açılıp, işin esasına girilerek çözümlenmesi gerekirken; Mahkemenin, duruşma açılmaksızın dosya üzerinde karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve sair itirazlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy