Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 01.04.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
17.6.1993 tarihli giriş bildirgesi ile ... Gıda...Ltd.Şti ortaklığı sebebiyle 11.01.1993 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında tescil edilen davacının, 15.7.1997 tarihli mahallinde düzenlenen tutanakla da belirtildiği üzere, 29.3.1980 tarihinden başlayan ... Sütçüler ve Yoğurtçular Odası kaydının varlığının anlaşılması üzerine, tescil terihinin 22.3.1985’e çekildiği belirgindir. Vergi ve sicil kaydı bulunmayan davacının, 29.7.1993 tarihinden itibaren düzenli prim ödemeleri sonrasında, 24.3.2011 tarihinde tahsis başvurusunda bulunması üzerine Kurumun 12.6.2001 tarihli müfettiş raporu ile anılan oda kayıtlarının usulsüz olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davacının sigortalılık süresi de yeniden yukarıda belirtilen limited şirketi ortaklığı dikkate alınarak belirlenip yaşlılık aylığı bağlanmamıştır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ilgili müfettiş raporunda oda kayıtlarının geçersiz olduğunun belirlendiği, bu durumu teyid eden kesinleşmiş mahkeme ilamlarının bulunduğu sonucuna varılmış ise de; hüküm, eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Sosyal güvenlik hakkı Anayasamızda düzenlenmiş olup, bu hak ve yükümlülüklerden kaçınılamaz ve vazgeçilemez olması bu nedenle de iş bu tür davaların kamusal niteliği gözetilerek gerçeğin ortaya çıkartılması bakımından kanıtlar resen ve özenle toplanması gerekir.
O hâlde, Mahkemece; davacıya ait kurum nezdindeki şahsi sicil dosyasının okunaklı bir sureti eksiksiz şekilde celbedilmeli; Oda kaydının geçersiz sayılmasıyla
uyuşmazlığa konu olan sigortalılık süreleri açıkça belirlenmeli; 12.06.2001 tarihli Müfettiş raporunda, davacıya ilişkin kayıt hakkında somut bir tespit olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanmalı, haklarında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması kararlaştırılanlar hakkında, bu yönde açılmış bir ceza tahkikatı veya ceza dosyasının varlığı ve sonucu araştırılmalı; anılan ceza tahkikatı veya ceza dosyasındaki usulsüz kayda dair tüm deliller (varsa davacının beyanları,ekspertiz raporları, kriminal incelemeler,bilirkişi tespitleri v.s) getirtilerek incelenmeli; usulsüz kayda dair ilgili üye kayıt defterleri, karar defterleri getirtilerek tetkik edilmeli; ve davacının, 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi çerçevesinde geçerli bir sigortalığın bulunup bulunmadığı usulünce araştırılıp, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Yapılacak değerlendirmede, davacıya ait olduğu ileri sürülen dosyada mevcut hazirun cetvellerindeki imzalarla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, cetvellerde geçen isimlerin ayrı şahıslara ait olup olmadığı ilgili Oda’dan ve gerekiyorsa nüfus kayıtlarından araştırılmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy