(Türkiye Cumhuriyeti İle Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Konusunda Yapılan Sözleşme m. 29) (5510 S. K. m. 4, 38) (3201 S. K. m. 3, 4, 5) (1479 S. K. Geç. m. 10) (506 S. K. Geç. m. 20, 81)
Dava: Davacı, Alman rant sigortasına giriş olan 06.01.1986 tarihinin Türkiye'de 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında sigorta başlangıcı olduğunun ve 01.12.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan, 06.01.1986 tarihi itibarıyla Alman rant sigortasına giriş ile aynı tarihten itibaren 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanmaya konu yapılabilecek yurt dışı süreleri bulunan davacı, 27.04.2011 günlü borçlanma istemi ve 08.06.2011 günlü ödemeyle Almanya'da geçen 09.04.1991-08.04.2011 tarihleri arası çalışma ve ev kadınlığından oluşan 20 yıllık süreyi (7.200 gün olarak) 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde olmak üzere 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanmıştır. Davacının, 30.11.2012 günlü tahsis başvurusu ise, sigorta girişinin, 3201 sayılı Yasanın 5. madde hükmü uyarınca 20 yıllık borçlanma süresi kadar geriye gidilip 08.06.1991 tarihi alınması suretiyle ve giderek, 1479 sayılı Yasanın geçici 10. maddesinin ikinci fıkrasının ı alt bendi gereği 48 yaşa tabi kılınarak reddi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, Alman rant sigortasına giriş olan 06.01.1986 tarihinin Türkiye'de 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında sigorta başlangıcı olduğunun, 01.12.2012 tarihinden itibaren 4/1-a madde kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, Alman rant sigortasına giriş olan 06.01.1986 tarihini Türkiye'de sigorta başlangıcı almak ve 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma süresini aynı Yasanın 4/1-a madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde değerlendirmek suretiyle ve 506 sayılı Yasanın tahsis şartlarını düzenleyen geçici 81. madde kapsamında yapılan değerlendirmeyle, istem gibi davanın kabulüne karar vermiştir.
Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 79. maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasının 3. maddesi "Bu Kanunun 1. maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye'de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa Sosyal Güvenlik Kurumuna, Türkiye'de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.
Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşunca yapılır." hükmünü içerirken;
Yine aynı Yasayla 3201 sayılı Yasanın 5. maddesine 4. fıkra hükmü olarak eklenen ek fıkra ile de; "Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye'de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir." Hükmü getirilmiştir.
Anılan 5754 sayılı Yasa ile, 3201 sayılı Yasada yapılan değişiklikler ve getirilen ek düzenlemelere birlikte bakıldığında; başvurulacak kuruluşların belirlenmesinde, eski 3. maddede öngörülen değişik hallerden tümüyle vazgeçilmiş ve sadece; Türkiye'de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği öngörülmüştür. Yasanın bu açık hükmü karşısında, artık borçlanılan sürelerin, mülga diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında bir sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi imkanı ortadan kalkmıştır. Yani, Türkiye'de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması bulunmayan kişilerin, 3201 sayılı Yasaya dayalı borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasanın 4/1-b kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.
Anılan açıklamalar karşısında, yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan, 27.04.2011 günlü borçlanma başvurusu ve 08.06.2011 günlü ödemeyle Almanya'da geçen yurtdışı sürelerini 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesinde öngörülen sigortalılık niteliğinde borçlanan davacının, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin konuya ilişkin 29. maddesinin 4. fıkrası hükmü uyarınca, Alman rant sigortasına giriş yapılan 06.01.1986 tarihinin, Türkiye'de 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesinde öngörülen sigortalılığa giriş niteliğinde olduğunun ve 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanmaya konu yapılan sürelerin de, aynı Yasanın 4/1-b madde kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, aksini öngören mahkeme kabulü yerinde değildir.
Öte yandan, 3201 sayılı Yasaya dayalı borçlanma süresinin, 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında öngörülen sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesiyle birlikte, 1479 sayılı Yasanın geçici 10. madde kapsamında tahsis şartlarının varlığı konusuna gelince;
Yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının, yurt dışında geçirdikleri sürelerin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesini düzenleyen 3201 sayılı Yasanın amaç ve kapsam başlıklı 1. madde hükmü, Türk Vatandaşlarının yurt dışında geçirmiş oldukları maddede öngörülen sigortalılık süreleri, işsizlik süreleri ve ev kadınlığı sürelerinin, anılan Yasa kapsamında borçlanılması suretiyle sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi imkanını getirirken; aynı Yasanın 5. madde hükmüne göre ise, yurtdışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye'de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edileceğini öngörmüştür. Anılan madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, kişinin yurtiçi sigortalılığının bulunmaması halinde, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma ile birlikte kazanılan yurtdışı hizmet süreleri 5510 sayılı Yasanın 4/1-b bendi kapsamında geçmiş "sigortalılık süresi" olarak değerlendirilecektir.
Öte yandan, uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Kanunun 38. madde hükmü; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak "sigortalılık süresinin" başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini öngörürken, Uluslararası sosyal güvenlik sözleşme hükümlerini saklı tutmuştur.
Nitekim, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan "Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları (aylıkları)" başlıklı beşinci bölüme 02.11.1984 tarihinde imzalanıp 05.12.1985 tarihli 3241 sayılı Yasayla onaylanıp yürürlüğe giren Ek Sözleşme ile getirilen sözleşmenin 29. maddesinin 4. bent hükmü de, bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce, bir Alman Rant Sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin, Türk Sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini hükme bağlamıştır.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, 06.01.1986 tarihi itibarıyla Alman rant sigortasına giriş yapan ve aynı tarihten itibaren borçlanmaya konu yapılabilecek yurt dışı süreleri bulunan davacının, borçlanmayla kazanılan 09.04.1991- 08.04.2011 tarihleri arası 7.200 günlük primi ödenmiş sigortalılık süresinin, 06.01.1986 tarihinden itibaren başlatılması yerinde olacaktır.
Bu halde ise, 10.05.1966 doğumla 46 yaşında bulunan davacının 1479 sayılı Yasanın geçici 10. maddesinin ikinci fıkrasının c alt bendi uyarınca, 30.11.2012 tahsis talep tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı şartları mevcut olacaktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 05.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy