..........
Dava, 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi gereği, tedavi giderlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın daval.......yönünden reddine, diğer davalılar yönlerinden kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan ...... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dava; 15.11.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan sigortalının hak sahibine Kurumca yapılan tedavi giderlerinin rücuan tahsili istemine ilişkin olup, kazaya sebep olan aracın dava dışı bir sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığı anlaşılmakla,...... hakkındaki davanın reddi isabetli ise de lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yersizdir.
2- Hukuk Genel Kurulu’nun 13.03.2013 gün 2012/10-1156 E. 2013/339 K. sayılı kararında da da belirtildiği üzere, "6111 sayılı Kanunun 59.maddesi ile 2918 sayılı Kanunun 98.maddesinde yapılan değişiklik ve 6111 sayılı Kanunun Geçici 1.maddelari birlikte gözetildiğinde; Kanunun yürürlük tarihinden önce meydana gelen trafik kazalarında, 2918 sayılı Kanunun 98.maddenin 2.fıkrası düzenlemesinden, primlerin aktarılmamış olması halinde sigorta şirketleri ve ...’nın sorumluluğunun devam edeceği anlamının çıkarılabileceği görülmekte ise de, bu hükmün aynı maddenin 3.fıkrası ile birlikte değerlendirildiğinde; maddenin, sigorta şirketleri ve ...’na eski hükümlere göre, rücu hakkı verdiği şeklinde değil, süresinde aktarılmayan primleri tahsil için takip yapabilme yetkisini verdiği, dolayısıyla, sigorta şirketlerinin ve
./..
-2-
Güvence Hesabının, yapacağı aktarım ile prim aktarma borçlarının sona ereceği şeklinde anlaşılması gerekir. Buna karşılık aktarımın yapılmaması halinde, Kurumun sigorta şirketine, Güvence Hesabına, işletene ve şoföre rücu hakkının devam edeceği şeklindeki düşünce, Kanun’un amacına uygun düşmeyecektir. Özellikle Yasa’da aktarım için üç yıllık bir sürenin öngörülmüş olması nedeni ile, aktarımın yapıldığı tarihe kadar sorumluluğun devam edeceğinin kabulü, 6111 sayılı Kanunun Geçici 1.maddede düzenlenen geçmiş dönemlerin prim ve katkı paylarının aktarımı hükmü fiilen uygulanamaz hale gelecektir. Bunun sonucunda da Kurum, geçmiş dönem için hem primleri ve katkı paylarını tahsil ederken aynı zamanda, zararını rücuan tahsil edebiliciği için sebepsiz zenginleşebilecektir. Sonuç olarak, Kurumun, süresinde aktarılmayan prim ve katkı payları için sigorta şirketlerine karşı 5510 sayılı Kanunun 89.maddesine göre takip yaparak tahsil yetkisi bulunduğu gözetildiğinde, trafik kazası nedeniyle sigortalıya yapılan tedavi giderleri için 6111 sayılı Kanu’nun 59.maddesi ile 2918 sayılı Kanu’nun 98.maddesinde yapılan değişikliğin yürürlük tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren, sigorta şirketlerine, Güvence Hesabına, sürücü ve işletene karşı, Kurumun rücu hakkının sona erdiğinin kabulü gerekir..."
Yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında, belirtilen yasal düzenlemeler sonrasında, trafik kazaları sonucu genel sağlık sigortalılarına yapılan sağlık giderlerinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi limiti kapsamında kalan kısmı yönünden Kurumun rücu imkânının kalmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalılardan ... ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, hükmü temyiz etmeyen davalı yönünden Kurumun usuli kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, temyiz harcının istem halinde davalılardan ....'a iadesine, 24.9.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy