(6100 S. K. Geç. m. 3) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, konusuz kalan daya hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Elif Bal Kılınçarslan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyanın tetkikinden, DER-YAZ Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd Şti. ortağı olan davacıya, şirketin prim borcu nedeniyle, toplamda 2.664,61 TL alacak için ödeme emri gönderildiği, yargılama aşamasında şirketin diğer ortakları tarafından 26.09.2012 tarihli dekont ile ödeme emrine konu borcun ödendiği ve mahkemece ödeme nedeniyle konusuz kalan dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, 2010/12 ve 2011/1-9. aylara ilişkin prim borcunu söz konusu şirketten tahsil edemeyen ve bu nedenle ortak sıfatıyla davacıya ödeme emri gönderen Kurumun, davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip, vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun geçici 3. Maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. Maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine ilişkin 4. fıkrasının tamamen silinerek hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
TATVAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2012/443
KARAR NO: 2012/717
DAVA: İş (Kurum İşleminin İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 02/03/2012
KARAR TARİHİ: 02/10/2012
Mahkememizde görülmekte bulunan İş (Kurum İşleminin İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize verdiği 01/03/2012 tarihinde işlem gören dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 266220101100902901302-53 sicil nolu işyerinde çalıştığı işler içi 5510 Sayılı kanunun 88. Maddesine göre prim borcunu ödemediği gerekçesiyle, Tatvan Sosyal Güvenlik Merkezince 2012/102246 numaralı takip uyarınca idari para cezası ve prim ödenmesi istenmiş, ayrıca prim borcu tahsil edilinceye kadar geçen süre için de AATUHK'nın ilgili hükmü uyarınca gecikme zammı tahakkuk ettirileceği hususunun müvekkile bildirildiği, müvekkilin ticaret unvanı DER-YAZ Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi ve ticaret sicil nosu 11578 olan şirketin ortağı olduğu, söz konusu şirketin çok önceden faaliyetlerinin durdurulduğu, müvekkilin fiiliyatta şirketten herhangi bir alakası kalmadığı, müvekkilin şirket bünyesinde bililerinin priminin başlatıldığından haberinin olmadığı, bu hususun şirket yetkililerine sorulmasını talep ettiği, ayrıca şirket yine müvekkilin haberi olmadan Şanlıurfa iline nakil olduğu, bu prim borcunun ortaya çıkması ile müvekkilin bu durumdan haberdar olduğu, atılı prim borcundan müvekkilin ne haberinin olduğu ne de alakasının olduğu, bu nedenle bu prim borcunun müvekkilden tahsiline hukuken de vicdanen de imkan olmadığını, TTK'nın ilgili hükmüne göre lımited şirkette ortakların tek borcu sermaye koyma borçlan öncelikle şirketten tahsil edileceği ve tahsil edilmediği oranda sorumlu ortaklara sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen rücu edilmesi yasaya aykırılık teşkil ettiği, borcun ilk önce şirketten tahsil edilmesi cihetine gidilmesi gerektiği, Sosyal Sigortalar Kurumu 506 Sayılı Kanunun 80. Maddesi uyarınca pirim alacaklarının tahsiline 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 35. Maddesine göre davacı adına ödeme emri göndermiş olduğu, limited şirket ortakları anılan madde kapsamında "Şirketten tahsil imkanı bulunmayan kamu alacağından sermaye hisseleri oranında sorumludur." ödeme emrine konu olan primlerin ait olduğu dönemde davacı %30 oranında limited şirketin ortağı ise de iş bu prim ve ferilerine ilişkin kamu borcunun limited şirketten tahsil imkanın kalıp kalmadığı araştırılarak eksik inceleme ve araştırma ile borç tahakkukuna gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu, bu hususlarının ödeme emrinin iptal nedeni olduğu, borcun tamamının müvekkile ödetilmeye çalışılmasının yasaya aykırı olduğu, müvekkilin en az hisseye sahip olduğu ve şirketin müdürü olmadığı, söz konusu ödeme emrinin iptaline ödeme emrine konu borcun şirketin tüzel kişiliğinden veya varsa diğer sorumlu ortaklardan tahsil edilmesini, yargılama giderlerinin ve tüm masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı Vekili mahkememize sunduğu 29/05/2012 tarihli dilekçesinde özetle: Davacının Tatvan Sosyal Güvenlik merkezince 2012/010224 numaralı takip uyarınca prim borcu için gönderilen ödeme emrinin iptali için bu davayı açtığını, davacı limited şirketin ortağı olması sebebiyle şirket borçlarından sorumlu olmadığını, bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiğini, Halbuki 6183 Sayılı Kanunun 35. Maddesi gereğince limited şirket ortakları, "şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan" amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar hükmünün geçtiğini, dava konusu şirketin, davacının da belirttiği gibi davacının haberi olmadan faaliyetlerini durdurduğunu, davacının ortağı olduğu şirketin amme alacağından sorumlu olması için gereken 'tahsil edilemeyeceği anlaşılan' şartının yerine geldiğini, beyanla davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE DOSYA MÜNDERACATI:
Tatvan SGK'ya müzekkere yazılarak 2012/010224 numaralı takip dosyasının tebligat parçalan dahil olmak üzere her evrakın onaylı bir suretinin gönderilmesi için yazılan müzekkereye cevap verildiği ve istenilen evrakların gönderildiği,
Tatvan SGK'ya müzekkere yazılarak söz konusu primlerin ilgilisi olan işçilerin kim oldukları konusunda bilgi verilmesi için yazılan müzekkereye cevap verildiği ve istenilen evrakların gönderildiği,
Tatvan Ticaret ve Sanayii Odasına müzekkere yazılarak ortak M. Y.'ın anılan şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirip getirmediğinin bildirilmesi için yazılan müzekkereye cevap verildiği ve istenilen evrakların gönderildiği,
Tatvan SGMye müzekkere yazılarak davacı aleyhine takibe geçilmeden evvel ilgili Der-yaz Sigorta Aracılık Hizmetleri Lmt. Şti'nin mal varlığı konusunda araştırma yapılıp yapılmadığı husususun araştırılması için yazılan müzekkereye cevap verildiği ve istenilen evrakların gönderildiği,
Tatvan Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak Der-yaz Sigorta Aracılık Hizmetleri Lmt. Şti adına kayıtlı taşınmaz olup olmadığının bildirilmesi için yazılan müzekkereye cevap verildiği ve istenilen evrakların gönderildiği,
Tatvan Trafik Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak Der-yaz Sigorta Aracılık Hizmetleri Lmt. Şti adına kayıtlı araç kaydı olup olmadığının bildirilmesi için yazılan müzekkereye cevap verildiği ve istenilen evrakların gönderildiği,
Davacı tanıkları Fatih Özer (Kopuzlar Öğrenci Yurdu-Adilcevaz), Güven Delibaş (Adilcevaz Eczanesi-Adilcevaz), Fatih Yazar (Adilcevaz Devlet Hastanesi) adlarına Adilcevaz Asliye Hukuk mahkemesine talimat yazıldığı ve tanıkların ifadelerinin alınarak evrakın gönderildiği,
Davacı tanığı Güven Delibaş, talimatta alınan beyanında: "davacı Muammer Yazar'ı arkadaşım olması nedeniyle iyi tanırım, Muammer Yazar DERYAZ Sigorta ve Muhasebe isimli işyerini çalıştırıyordu, samimi olduğumuz için devamlı işyerine oturmaya, çay içmeye gidiyorduk, bir ara davacı Muammer Yazar bana hitaben" şu anda ismini hatırlayamadığını bir şahsı daha önceleri bu işyerinde görüp görmediğimi, bu şahsın burada çalışıp çalışmadığını" sordu, Bende kendisine "bu şahsı tanımadığımı, görmediğimi, bu işyerinde çalışıp çalışmadığını bilmediğimi" söyledim." demiştir.
Davacı tanığı FATİH YAZAR talimatta alınan beyanında : "Davacı Muammer Yazar benim ikizimdir, Davacı Muammer'in Harun Dereli isimli şahıs ile ortaklı Deryaz Sigorta ve Muhasebe Şirketi vardır. Daha sonra ortaklar anlaşamadıkları için Davacı Muammer şirket ile fazla ilgilenmemeye başladı, bu sırada Şirketi Davacı Muammer Yazar adına bilmediğim bir şekilde Şanlıurfa ilinde adres göstererek Şirket orada faaliyet göstermiştir. Bu olaydan davacı Muammer Yazar'ın haberi olmamıştır. Şirket Şanlıurfa ilinde faaliyet göstermeye başladıktan sonra orada davacı Muammerin tanımadığı bilmediği şahısları sigortalı olarak çalışıyor göstermişler ve sigorta borçlarını da ödememişler, bu olaydanda Muammer Yazar'ın haberi olmamıştır, Benim olay hakkındaki bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
Davacı tanığı FATİH ÖZER talimatta alınan beyanında: "Ben davacı Muammer Yazar'ı çocukluk arkadaşım olması nedeniyle iyi tanırım, Davacının Deryaz Sigorta ve Muhasebe Şirketi vardı, Benim de Yörem Lokanta isimli işyerim vardı, davacı benim muhasebe işlemlerim ile ilgileniyordu, bir ara bana 800,00 TL Sigorta borcu geldi, banka hesaplanma bloke konuldu, davacıya durumu izah ettim ve davacıya ben bir işçi çalıştırıyorum, benim iş yerimde üç işçi sigortalı olarak görünmekte olduğunu, sordum, bana hitaben "hatanın kendilerinde olduğunu, bana gelen borcu ödeyeceğini" söyledi ve borcumu ödedi. Daha sonra şirketin ortağı olan Harun Yaşar Dereli benden şifremi öğrendikten sonra, bu işçileri adıma sigortalı olarak gösterdiğini öğrendim. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
Davacı vekili 02/10/2012 tarihli duruşmada alınan beyanında: Şirketin diğer ortaklarının SGK'nın takibe konu borcunu ödediğini, buna ilişkin 26/09/2012 ödeme tarihli dekontu sunduklarını, davanın açılmasına SGK sebebiyet verdiğini, diğer ortaklara ve şirkete tebligat çıkartmadığını, ayrıca şirket ile ilgili herhangi bir mal varlığı araştırmasıda yapılmadığını, müvkekkere cevaplanma bu doğrultuda olduğunu, bu sebeple HMK 331 ve 332 maddeleri gereğince yargılama giderlerininde davalı üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan araştırmalar, toplanan deliller, yazılan müzekkere cevapları, talimatla dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya münderecatına göre, davanın Sosyal Güvenlik Kurumunun başlattığı takipte gönderilen ödeme emrinin iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında davacının söz konusu şirketin ortağı olduğu, bu nedenle şirketin prim borcundan sorumlu olacağı, bununla birlikte 506 Sayılı Yasanın 80. maddesi, 6183 Sayılı Yasanın 35. Maddesi uyarınca davacının şirketten tahsil edilemeyen borçlardan sorumlu olduğu, diğer bir deyişle prim borcundan dolayı öncelikle tüzel kişiliği bulunan şirkete karşı takibe geçilmesi gerekildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında şirket tarafından takibe konu prim borçlarının ödendiği 26/09/2012 tarihli dekontun mahkememize ibraz edildiği böylece ortada iptali gereken herhangi bir ödeme emrinin kalmadığı, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargılama boyunca davalı tarafça öncelikle şirkete karşı takibe geçildiği ancak prim borcunun şirketten tahsil edilemediği, bu nedenle ortaklara karşı takibe girişildiğinde dair herhangi bir bilgi belge ibraz edilmediği, Mahkememizce yapılan araştırma neticesinde de davalı kurumca doğrudan şirket ortağı davacı aleyhine takip başlatıldığı, daha sonra bu borcun şirket tarafından ödendiği, davanın açılmasına davacı tarafın sebebiyet vermediği dikkate alınarak davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 331/1 Maddesi uyarınca takdiren davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından bir karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın mahsubu bakiye 18,45 TL.nin talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 42.30 TL harç , 28.00 TL talimat, 8.00 TL müzekkere ve 14,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 92,30 TL mahkeme masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.U.T tarifesi gereğince 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan mahkeme masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar kararın tefhimden itibaren 8 gün içinde mahkememize Yargıtaya gönderilmek üzere ibraz edilecek bir dilekçeyle temyizi kabil olmak üzere karar verildi. 02/10/2012 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy