Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ... ... sigortalılık süresinin ve 01.06.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.01.1985 tarihinden itibaren sigortalı olarak tescil edilmiş olan davacının ... ... sigortalılığının, 01.07.1985 – 30.09.1985 tarihleri arasındaki 90 gün, 20.05.1991 – 30.05.1991 tarihleri arasındaki 10 günlük hizmet sözleşmesine dayalı sigortalılığı nedeniyle, Kurum’un 2009 yılındaki işlemi ile, 30.06.1985 tarihinde sonlandırılıp, 01.07.2006 tarihinden itibaren yeniden başlatıldığı belirtilmiş; dava dilekçesinden, davacının, iptal edilen ... ... sigortalılık süresinin geçerli olduğu esas alınarak, 01.06.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istediği anlaşılmış; Mahkemece, 506 sayılı Kanun kapsamındaki çakışan süreler dışlanarak, davacının, 30.04.2008 tarihine kadar ... ... sigortalısı olduğunun ve 01.06.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki belgelerden, davacıya 01.06.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmakta ise de, ... ... dosyasının tamamı gelmediğinden, tahsiste hangi sürelerin esas alındığı denetlenememiştir. Mahkemece, öncelikle, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamındaki şahsi sigorta dosyası getirtilerek, taraflar arasında uyuşmazlık konusu kalan sigortalılık süresi belirlenmelidir.
Yine, 01.09.2003 tarihinden önce prim ödemesinin bulunmadığı görülen davacının, 1990 yılında yapılan kadastro ile adına kayıtlı 25 dönüm arazisinin bulunduğu, ... ... Odasına 19.08.2006 tarihinde kaydedildiği, süreler belirtilmeksizin ... ... Kredi Kooperatifine kayıtlı olduğunun, yılı belirtilmeksizin mazot desteğinin yapıldığı, sayısı belirilmeksizin büyükbaş hayvanının bulunduğu belirtilmiş; tarımsal faaliyete ilişkin başkaca yazılı delil sunulmayıp, zabıta tutanağında çiftçilik yaptığı bildirilmiştir. Mahkemece, davacının uyuşmazlık konusu dönemdeki ... ... sigortalılığına karine teşkil edecek tarımsal faaliyetinin kesintisiz devam edip etmediği yeterince araştırılmamıştır. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı ... Sigortalar ve ... Sigortası Kanununun geçici 7.maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2,3,6,9 ve 10. maddeleridir. 2926 sayılı Kanunun 2.maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan ... güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3.maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların ... ... sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Anılan Kanunun 3.maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5.maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6.maddesinde ise, diğer ... güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9.maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir. Anılan Kanunun 10.maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, ... satış kooperatifleri ve birliklerinin ... Fabrikaları Anonim Şirketi ve ... kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün ve 2011/10-230-319 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için mahkemece;
1- Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; Nüfus Müdürlüğü, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ve Muhtarlık kayıtları esas alınarak belirlenmeli,
2- Dönem içinde ... Bankası, Kooperatif veya Birlikler aracılığıyla "Tarımsal Amaçlı Kredi" kullanıp kullanmadığı araştırılmalı,
3- Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı,
4- 25.04.2006 gün 26149 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5488 sayılı ... Kanunun 19. maddesi uyarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun "Zirai kazanç, zirai faaliyet, zirai işletme, çiftçi ve mahsulün tarifi" başlıklı 52, " Zirai kazançta vergileme" başlıklı 53, ve "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 vd. maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanununun "Vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11. maddesi kapsamında zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10-580-647 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere "Tevkifat yapma ve kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 94/11.maddesinde öngörülen çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden gelir vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler." Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar.
5- Tarımsal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, ... Odası, Kooperatif veya Birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, tarımsal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edevatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren fatura ve trafik tescil belgesi celbedilmeli,
6-Hayvan yetiştiriciliği bulunduğunun ileri sürüldüğü hallerde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 gün ve 2011/10-306-365 sayılı kararında da belirtildiği üzere 16.05.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununun 22.maddesi kapsamında hayvanlarına ilişkin menşe şehadetnamesinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, büyük ve küçükbaş hayvanlarına ilişkin istatistik bilgileri ve bu hayvanlara ilişkin yapılması zorunlu bulunan periyodik aşılara ilişkin bilgiler İlçe ... Müdürlüklerinden sorulmalı, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi tarımsal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yine, dosyada, 01.06.2008 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin olarak, davadan önce yapılmış bir başvuru bulunmamıştır. Davacının 28.05.2006 tarihli dilekçesinin (vürut tarihi okunmamaktadır), yaşlılık aylığı tahsisi değil, tahsis hazırlığı niteliğinde olduğu görülmüştür. Davacının, Mahkemece kabul edilen yaşlılık aylığına ilişkin bir talebinin bulunduğunun anlaşılması durumunda, yaşlılık aylığının başlatılmasına karar verilen sigortalılık sürelerine göre hesaplanacak prim borcunu ne zaman ödediği de araştırılıp, sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.04.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy