Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yersiz aylıkların istirdatına ilişkin Kurum işleminin iptali ve birikmiş aylıkların istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla 506 sayılı Yasa kapsamında bağlanan ölüm aylıklarının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığından bahisle kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve yersiz ödenen aylıkların istirdatı istemine ilişkindir.
Bozma ilamı sonrasında, mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Bozma ilamının gereklerinin yeterince yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bozma ilamı sonrası adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden alınan 31.12.2012 tarihli belgede davacının boşandığı eşinin, Ayvatlar Köyünde, 15.2.2013 tarihli belgede, davacının, Osmangazi ilçesinde oturduğu belirlenmiş ise de; uyuşmazlık konusu dönem olan yersiz ödendiği iddia edilen aylıkların 17.10.2008 ile 16.8.2010 dönemine ait olduğu da gözetilerek bu dönemdeki adres hareketleri nüfus memurluğundan ve ilçe seçim müdürlüklerinden araştırılmamış, beyanlarına başvurulan davacı tanıklarından birinin kardeşi olduğu, diğer ikisinin ise beyanlarınn çelişkili olduğu, davacı bakımından abonelik kayıtları araştırılırken, boşanılan eş bakımından abonelik kayıtlarnın araştırılmadığı ve bu haliyle yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak; 5510 sayılı Kanunun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Anayasa'nın 20., 5510 sayılı Kanunun 59., 100., 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 28., 45., 54
sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 3., 45 – 53., 4857 sayılı İş Kanununun 32., 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6., 24 – 33., 189., 190., 191., 4721 sayılı ... Medeni Kanununun 6., 19., 20., maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, uyuşmazlık konusu dönemde görev yapan anılan mahalle/köy muhtar ve azalarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 3.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy