Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçirilen sürelerin 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanılabileceğinin tespitini ve Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin, Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davacının yurtdışındaki borçlanmaya esas sürelerini talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın borçlanma hakkına sahip olduğunun tespitine, borçlanma işlemi henüz yapılmadığından sigorta başlangıcının belirlenmesi isteminin reddine hükmedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamından, İçişleri Bakanlığının 24.01.2001 günlü kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilen, çıkma belgesinin alındığı 15.06.2001 tarihinden itibaren vatandaşlığını kaybeden 03.04.1957 doğumlu davacının 12.12.2012 varide tarihli dilekçesi ile yurtdışı hizmet borçlanma ve sigortalılık başlangıç tarihinin 15.11.1971 tarihi olarak tespiti isteminin Kurum tarafından reddedildiği, davacının, yurtdışı borçlanma talep dilekçesi, Kurumca tahakkuk ettirilen yurtdışı borçlanma tutarını ödediğine ilişkin bilgi ve belge olmadığı görülmüştür.
10.04.1965 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları(aylıkları)” başlıklı beşinci bölüme 02.11.1984 tarihinde imzalanıp 05.12.1985 tarihli 3241 sayılı Yasayla onaylanıp yürürlüğe giren Ek Sözleşme ile getirilen sözleşmenin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmüne göre, bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce, bir Alman Rant Sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına giriş tarihi, Türk Sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceği açıkça ifade edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini öngörmüştür.
Ancak, anılan sözleşme hükümlerinin uygulanabilmesi; yurtdışı hizmete ilişkin borçlanma tutarının ödenmesi için davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, Alman Rant sigortasına giriş olan 18 yaşın ikmal edildiği 03.04.1975 tarihini içerecek şekilde ve borçlanma talep tarihindeki şartlar çerçevesinde yurt dışı borçlanması, 5510 sayılı Yasanın 4/1-(a), (b) bentleri kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde olup olmadığı irdelenerek usulünce sağlanmalı ve borçlanmanın varlığı halinde, sigorta başlangıcına hükmedilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının davacıya iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.