... adına Av. ... ile 1- ... ... aralarındaki dava hakkında verilen 20.11.2012 günlü ve 2007/10 Esas 2012/511 Karar sayılı hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Yeni bir geri çevirmeye ve temyiz incelemesinin gecikmesine mahal bırakmaksızın;
1-Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.”;
Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile eklenen fıkra da gözetildiğinde, 7201 sayılı Kanunun 21. maddesinde, “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.
Somut olaya ilişkin olarak, gıyabi hükmün davalılardan ...’e, adres kayıt sisteminde yazılı adresi olup-olmadığı araştırılmaksızın, dava dilekçesinin tebliğ edildiği adresinde öğrenilen farklı bir adreste Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliği usulsüz olup; anılan davalıya yukarıda belirtilen düzenlemeler kapsamında özellikle adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi araştırılarak gıyabi hükmün tebliği sağlanarak; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra,
2- Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin, dava dilekçesine ekli 17.10.2006 onay tarihli hesap tablosuyla, yargılama aşamasında celp edilen 18.04.2008 onay tarihli hesap tablosunda birbirinden farklı olduğu anlaşılmakla, çelişkinin sebebi de açıklanmak suretiyle tereddütte mahal vermeyecek biçimde giderilmesi istenilerek sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin kurumdan sorularak eklenmesinden sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy