Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacıların ortağı olduğu limited şirketin prim borçları nedeniyle gönderilen iki adet ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olup, Mahkemece 7 günlük hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu ödeme emirlerinden 2010/11850 sayılı takip dosyası kapsamında gönderilen ödeme emrinin dava dışı limited şirket hakkında düzenlendiği ve takibin ortaklara yöneltildiğine ilişkin belge bulunmadığından, davacıların dava açmakta hukuki faydalarının olmadığı ve Mahkemenin ret kararının bu gerekçeye göre yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu 2010/43 sayılı takip kapsamında gönderilen ödeme emri bakımından yapılan incelemede ise; ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, bir hukuki işlemin, ilgilileri hakkında hüküm ifade edebilmesi için tebliği şart olup, Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca yapılacak tebligatların usulü de 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile düzenlenmiş bulunmaktadır.506 sayılı Yasa'nın 132. Maddesinde de; '' Bu kanun gereğince yapılacak bildirimler hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.'' hükmü öngörülmektedir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu ödeme emirlerinin 6183 sayılı Yasa'nın 6. Maddesinde yapılan yollama nedeniyle Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen özel bir tebligat usulü olan ilan yoluyla tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Ancak, 506 Sayılı Yasa'nın 132. maddesinde de belirtildiği üzere bu Kanuna göre yapılacak bildirimlerin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılması gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre, Vergi Usul Kanunu'na göre yapılan tebligat geçersiz olup, ıttıla tarihi esas alınarak davacıların 17.11.2011 tarihinde idari itiraz yoluna başvurdukları, idari itirazın 21.11.2011 tarihinde reddedildiği belirgin olmakla birlikte, ret kararının tebliğ edilip edilmediği belirlenerek sonucuna göre davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı irdelenmelidir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgulara göre yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi eksik inceleme sonucu gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve Yasaya aykırıdır.
O hâlde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.