......
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 01.05.1993 – 08.11.2000 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının ve eksik bildirilen sürenin tespitini istemiş; Mahkemece, davanın, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanunun, 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Kanunun 64. maddesi ile değişikliğe uğrayan ve 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 106/1. maddesiyle mülga 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Kuruma bildirilen dönemle bir bütün teşkil eden önceki bildirimsiz dönem için hak düşürücü süre, çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlayarak hesaplanacak 5 yılın sonudur. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Somut olayda, davacı için, davalılardan işverene ait işyerinden 01.07.1995 – 08.10.1995, 01.06.1998 – 25.09.1998, 1992/2. dönem ila 25.01.2000, 17.05.2000 –
./..
-2-
28.02.2000 tarihleri arası dönemlerde bildirilmiş çalışma süreleri bulunmakta olup, Mahkemece, çalışma süresi araştırılıp, bildirilen ve sonrasında devam eden süreler yönünden hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının davacıya iadesine, 13.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......