.......
Davacı, ..... çalışmağa başladığı 01.01.1987 tarihinin, ....’de 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında sigorta başlangıcı olarak tespit edilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yurtiçinde sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan davacının, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere davalı Kuruma 29.06.2012 tarihinde başvurarak, ...... 01.01.1987-10.12.2004 tarihleri arasında geçen 5.380 günlük hizmetini 5510 sayılı Yasanın 4/I-b maddesi kapsamında borçlandığı, borçlanma bedelinin aynı tarihte ödendiği belirgindir. Anılan borçlanma üzerine davacının tescili 29.06.2012 günü itibarıyla ve 5510 sayılı Yasanın 4/1-b kapsamında yapılmıştır.
A-Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 79’uncu maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasının 3’üncü maddesi “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin ... vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının .....’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa....,.....’de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.
Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşunca yapılır.”hükmünü içerirken;
Yine aynı Yasayla 3201 sayılı Yasanın 5’inci maddesine 4’üncü fıkra hükmü olarak eklenen ek fıkra ile de; “Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler
./...
-2-
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” Hükmü getirilmiştir.
Anılan 5754 sayılı Yasa ile, 3201 sayılı Yasada yapılan değişiklikler ve getirilen ek düzenlemelere birlikte bakıldığında; başvurulacak kuruluşların belirlenmesinde, eski 3’üncü maddede öngörülen değişik hallerden tümüyle vazgeçilmiş ve sadece; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği öngörülmüştür. Yasanın bu açık hükmü karşısında, artık borçlanılan sürelerin, mülga diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında bir sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi imkanı ortadan kalkmıştır. Yani, Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması bulunmayan kişilerin, 3201 sayılı Yasaya dayalı borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasanın 4/1-b kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.
Anılan açıklamalar karşısında; yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan davacının, ...... 01.01.1987-10.12.2004 tarihleri arasında geçen 5.380 günlük hizmetini 5510 sayılı Yasanın 4/I-b madde kapsamında borçlandırılmasında ve aynı kapsamda sigortalılık tescilinin yapılmasında aykırı bir yön bulunmamakta olup; bunun aksini öngören mahkeme kabulü ise, yerinde değildir.
B-Davacının,...... çalışmağa başladığı 01.01.1987 tarihinin, .....’de sigorta başlangıcı olarak tespit edilmesi istemine gelince;
..... arasında bağıtlanan .....30’uncu maddesinin 1’inci bendi "Bir işçi, .... mevzuatına tabi olmadan önce..... rejimlerinden birine tabi olmuşsa .... mevzuatına ilk tabii olduğu tarih, ..... ilk defa tabi olduğu tarih olarak kabul edilir." Hükmünü içermekte olup; dosya içeriğinden 01.01.1987 tarihinin, davacının ilk defa .... sosyal güvenlik mevzuatına tabi olduğu tarih olduğunu gösteren bir kayıt yer almaktadır.
Şu halde yapılması gereken iş ; yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, öncelikle, davacıya ait ...... rejimine tabi sigortalılık sürelerini gösterir......hizmet cetvelleri, yurt dışı borçlanma belgeleri gibi, ilgili tüm kayıt ve belgeler davalı Kurum’dan usulünce celbedilerek, .... rejimine ilk tabi olunan tarih belirlenmeli; bu belirleme yapıldıktan sonra, .... ile ....arasındaki ..... sigorta başlangıcına dair 30’uncu madde hükmü gözetilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
../...
-3-
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy