Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davalılar ..., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın reddine; davalı ... aleyhine açılan dava hakkında daha önce karar verilmiş olup süresinde temyiz etmediğinden aleyhine verilen karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297’nci maddesinde belirtilmiştir. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Aynı kural Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298’uncu maddesinde de tekrarlanmıştır. Keza anılan Kanunun 321’inci maddesinde kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması suretiyle olacağı belirtilmiştir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar hedefine ulaşmasını engeller. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Ayrıca bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikârdır. (Hukuk Genel Kurulu'nun 19.06.1991 gün 323/391 sayılı, 10.09.1991 gün 281-415 ayılı, 25.09.1991 gün 355-440 ve 28.01.2004 gün 25-48 sayılı kararları).
Mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin bozulan ilk kararının, davalı ... ve diğer davalılar avukatı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 16.01.2012 günlü ilamıyla bozulmasının ardından, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan eldeki kararda; eksik temyiz harcının tamamlanması için tebliğ edilen muhtıra gereğini kanuni süre içinde yerine getirmeyen davalı ...’ün kararı temyiz etmemiş sayılmasına karar verilmesi gereğine yönelik bozma ilamına uyulması sonrasında, davalı ... hakkında, yeniden hüküm tesis edilmeksizin bozma ile hayatiyetini yitiren ilk karara atıf suretiyle aleyhine verilen kararın kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm tesisi yukarıda açıklanan hukuki olgularla, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy