Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davalı .. hakkında hüküm kurulup davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu ilga eden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294. maddesinde, yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai kararın hüküm olduğu, hükmün, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilerek tefhim olunacağı, hükmün tefhiminin her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olacağı belirtildikten sonra 297. maddesinde hükmün kapsadığı hususlar sıralanarak, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz yinelenmeksizin, istemlerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, kuşku ve duraksama uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmış olup, anılan düzenlemeler, yargıda netlik ve açıklık ilkesine uygun olarak kamu düzeni ve barışının sağlanmasını amaçlamaktadır.
Ayrıca vurgulanmalıdır ki, ilk derece mahkemesince verilen karar, aleyhine temyiz yoluna başvurulması üzerine yasal denetim görevini yerine getiren Yargıtay tarafından bozulması ile ortadan kalktığından, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın tüm tarafları hakkında yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde yerine getirilmeye elverişli yeni hüküm oluşturulması gerekmekte olup, bu anlamda bozulan karara yollamada bulunularak hüküm kurulamayacağı açıktır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davada taraf olarak yer alan tüm davalılar hakkında, anılan düzenlemelere uygun hüküm oluşturulması gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, aleyhindeki ilk karara karşı temyiz yoluna başvurmadığından söz konusu kararın kesinleştiği gerekçesiyle davalı ... için, hakkındaki red kararının bozma ilamı kapsamı dışında kalıp kesinleştiği gerekçesiyle de davalı ... yönünden hüküm kurulmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hüküm fıkrasında yer alan sözcüklerin çıkartılarak yerine;
“A)Davalı ... yönünden davanın reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.001,35 TL. avukatlık ücretinin davacı Kurumdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
B)Davalı .. yönünden davanın reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.001,35 TL. avukatlık ücretinin davacı Kurumdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
C) Davalı ... yönünden;
1-)Davanın kabulü ile 8.344,64 TL.nin 10.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine,
2-)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.001,35 TL. avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine,
3-)570,00 TL. karar ve ilam harcı ve 15,60 TL. başvurma harcı olmak üzere toplam 585,60 TL.nin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
4-)Davalı hakkında harcanan 567,50 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, kalan giderlerin davacı Kurum üzerinde bırakılmasına,” sözcüklerinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy