... adına Av. ... ile 1-...Tic. A.Ş. adına Av. ... 2-... 3-... arasındaki dava hakkında ... 5. İş Mahkemesinden verilen 25.05.2011 günlü ve 2010/696-2011/258 sayılı hükmün, davacı ve davalılardan ... Tic. A.Ş. avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dairemizin 29.11.2012 tarih 13451 – 23677 sayılı geri çevirme kararı üzerine, mahkemece; davalı ...Tic. A.Ş. vekilinin, kararda nispi harç ile ilgili bir hüküm bulunmadığı, karar ve ilam harcının tahsil edilmek üzere Maliyeye bildirildiğinden bahisle dosyanın yeniden Dairemize gönderilmesine ilişkin 27.12.2012 tarihli ve davacı ... Başkanlığı vekilinin ilk peşin sermaye değerli gelirleri gösteren tabloların dava dilekçesi ile mahkemeye ibraz edildiğine ilişkin 24.01.2013 havale tarihli dilekçeleri eklenerek, dosya gönderme formunda da açıkça belirtildiği üzere, herhangi bir işlem yapılmaksızın, dosyanın Dairemize aynen gönderildiği anlaşılmaktadır.
1-) Karar ve ilam harcının 1/4'ü üzerinden alınması gereken nispi temyiz harcı, hükümde yer alması gerekmeyen, ancak hükmü temyiz eden tarafça temyiz dilekçesinin verildiği sırada yatırılması zorunlu olan bir harç türü olup, somut olayda, 5.406,78 TL karar ve ilam harcının tahsil edilmek üzere Maliye'ye yazı yazılmış olması, nispi temyiz harcının yatrılmasının gerekmediği anlamına gelmez. Aksine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz yoluna başvuran davalı ... Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz dilekçesinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmesi zorunludur. Hal böyle olunca; temyiz eden davalı vekilinin nispi harç yerine maktu harç yatırmak suretiyle eksik harç yatırmış olduğu anlaşılmakla, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse davalı vekiline tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde doğrudan geri gönderilmek üzere,
2-) 506 sayılı Kanununun 92. maddesinin, “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın
tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir” düzenlemesini içermektedir.
Geri çevirme kararından önce de, dosya kapsamında yer aldığı anlaşılan ve hak sahiplerine bağlanan gelirleri gösteren tablolarda 92. maddenin yazılı olması karşısında, dosyada yer alan tablolarda eklenmek suretiyle, davacı Kuruma yazı yazılarak, yaşamını yitiren sigortalının hak sahipleri hakkında 506 sayılı Kanunun 92. maddesinin uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmışsa buna göre bağlanan gelirler ve sosyal yardım zamlarının başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri açıklıkla saptandıktan sonra,
Yeni bir geri çevirmeye ve temyiz incelemesinin geciktirilmesine mahal bırakılmaksızın;
Mahkemece, Dairemizin 29.11.2012 tarihli geri çevirme kararında belirtilen hususların aynen yerine getirilerek, gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.