Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, yersiz olduğu belirtilerek Kurum’un kendisinden tahsil ettiği tedavi giderlerinin istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum’un Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
10.01.1992 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edilip, 10.01.1992-02.10.1995 ve 03.01.1996 tarihinden itibaren devam eder şekilde sigortalı sayılarak, sağlık sigortasından yararlandırılan davacının sigortalılığının, Kurumun sonraki işlemi ile 30.12.2002 tarihinde sonlandırılıp, fazla prim çıkarıldığı; sigortalılığın iptali sonucu, 20.06.2003 – 25.04.2007 tarihleri arası dönemde kendisi ve hak sahibi annesi için yapılıp borç çıkarılan sağlık yardımlarının, davacı tarafından faiziyle 2467,00 TL olarak ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı, ödenen primlerin Kurum tarafından uzun süre kullanıldığını belirterek, yapılan sağlık yardımlarının yersiz ödeme sayılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile, sağlık yardımları nedeniyle Kurum’a yaptığı ödemelerin istirdadını istemiş; Mahkemece, tahsil edilip, uzun süre kullanılan primlerin ve sigortalılık süresinin iptalinin hakkaniyete uygun olmadığı belirtilip, davacının, sağlık sigortasından yararlanması gerektiği gerekçesi ile, 2467,00 TL’nin istirdadına karar verilmiştir.
Yersiz sayılan sağlık yardımlarının yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken Mülga 1479 sayılı Kanunun Ek 11. maddesinde, Kanun kapsamında sigortalı olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babalarının sağlık sigortası yardımlarından yararlanacağı; sağlık sigortasından faydalanma şartlarının düzenlendiği Ek 12. maddesinde, Kanuna göre ilk defa sigortalı olanların sağlık yardımından yararlanmalarının, en az sekiz ay, yeniden sigortalı olanların ise en az dört ay eksiksiz sağlık sigortası primi ödemiş olmaları, sağlık ve sigorta prim borcu bulunmaması şartına bağlı olduğu; sağlık yardımlarının
süresinin düzenlendiği Ek 14. maddesinde ise; hastalık hallerinde yapılacak sağlık yardımlarının, hastanın iyileşmesine kadar süreceği; hastalık sigortası yardımlarının, sigortalının sigortalılık vasfını kaybettiği tarihten itibaren 90 gün içinde meydana gelecek hastalık hallerinde de devam edeceği belirtilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği gibi, sigortalılık şartlarının bulunması halinde sağlık sigortasından yararlanılabilecek olup; Mahkemece, davacıdan, sigortalılığı iptal edilen sürede zorunlu veya isteğe bağlı sigortalı olma talebinin bulunup-bulunmadığı sorulmalı; bu yönde talebinin bulunması durumunda zorunlu veya isteğe bağlı sigortalılık şartları değerlendirilip, sigortalı sayılacağı süreler gözetilerek, sağlık sigortasından müstehaklık şartları da sonucuna göre araştırılıp, yapılan sağlık yardımlarının yersiz olup-olmadığı tartışılarak; hüküm fıkrasında sigortalılık süresinin tespitiyle birlikte, sağlık yardımlarıyla ilgili de karar verilmesi gerekirken; davalı Kurum’un iptal ettiği sigortalılık sürelerine ilişkin olarak herhangi bir tespit kararı verilmeksizin yapılan değerlendirme ile sonuca gidilmesi gerekir. Davacı tarafından, iptal edilen sigortalılık süresinin tespitinin istenilmediğinin anlaşılması durumunda, somut olayda, sağlık yardımlarına müstehak olmayacağı gözetilmelidir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve sair itirazlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy