Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, muris ...'ın ölümüne yol açan kazanın iş kazası olduğunun ve gerçek işverenin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacılar, muris oğulları ...’ın motorsikletli kurye olarak Yörem Karadeniz isimli lokanta işyerinde çalışmakta iken dava dışı İbrahim Yücekal’ın kullandığı kamyon ile karıştığı kaza sonucunda vefat ettiğini belirterek bu şekilde gerçekleşen olayın iş kazası sayılması gerektiğinin ve gerçek işverenin tespitini istemişler, yargılama sürecinde de birleşen davalar ile işveren oldukları iddiasıyla ..., ... ve ... Turizm Gıda Mobilya İnş.ve Tic. Ltd. Şti.’ne karşı dava açmışlardır.
Mahkemece, yargılama sürerken davalı kurumca meydana gelen kazanın trafik iş kazası olduğunun ve vefat eden sigortalının kaza anında işvereninin tespitine dair yapılan araştırma sonucunda işverenin ... adlı, ... Turizm Gıda Mobilya İnş.ve Tic. Ltd. Şti.’nin müdürü olan şahıs olduğunun ve olayın trafik iş kazası olduğunun tespit edildiği, buna göre uyuşmazlık konusunun yargılama sürecinde ortadan kalkmakla, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, bu kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece dava konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilebilmesi için, uyuşmazlık konusu çekişmenin tamamen ortadan kalkması, başka bir anlatımla; her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış olması gerekir. Davacıların meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti yanında gerçek işverenin de tespiti talepleri mevcuttur. İleride açılacak tazminat davaları bakımından gerçek işverenin tespiti bakımından davacıların hukuki yararı mevcutttur.
İş kazası olduğunun tespiti davalarında, Sosyal Sigortalar Kurumu yasal hasım konumunda olup, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundadır. Zira, davanın niteliği itibariyle alınacak ilamdan sonra açılacak rücu davaları ve diğer kurum işlemleri yönünden, sonuçta SSK tarafından infaz ve yapılan ödemelerin işverenden tahsiline yol açacağından sigortalıyı çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere karşı da açılması gerekir.
Eldeki davada da, Mahkemece, davalı kurum tarafından, meydana gelen trafik iş kazasından ötürü kurumca dava dışı Serkan Türk’ün işveren olarak belirlendiği ve işverenin tespit edildiği, böylelikle dava hakkında konusuz kaldığı düşüncesi ile karar verilmiş ise de; davalı Kurum tarafından yapılan tek taraflı belirlemenin mahkemeyi bağlamayacağı, davada davacıların taleplerinden birinin de işverenin tespiti olduğu ve bu hususta da mahkemece gerçek işverenin net olarak tespit edilmesi gerekliliğinin dikkate alınmaması isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş, davacılara, kurumca tespit edilen Serkan Türk’ün HMK’nın 124. maddesi gereğince davaya dahil edilmesi için süre vermek ve davaya dahil edildikten sonra bu davalının delil ve savunmalarını aldıktan sonra, gerçekten davacılar murisi müteveffanın bu davalı yanında çalışıp çalışmadığı araştırılarak, davalının vergi kayıtları, Yörem Karadeniz isimli işyeri kayıtları, gerekirse bordrolu çalışanları da dinledikten sonra işverenin tespti yönünde bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.