... adına Av. ... ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. ... aralarındaki dava hakkında ... 1. İş Mahkemesinden verilen 11.10.2012 gün ve 2011/643 E., 2012/708 K. sayılı hükmün, Dairemizin 26.03.2013 gün 2012/22130 E., 2013/5913 K. sayılı ilamı ile BOZULMASINA karar verilmiştir. Bozma sonrası, Mahkemenin verdiği 25.09.2013 gün ve 2013/476 E., 2013/555 K. sayılı karar ile önceki kararında 6100 sayılı HMK’nın 373/(5). Maddesi uyarınca direndiği anlaşılmış olmakla ve Direnme üzerine yapılacak işlemlerin neler olduğu 6100 sayılı HMK’nın 373’ncü maddesinin (5). fıkrasında; “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (6) fıkrasında da; “(6) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.” şeklinde ifade edilmiş olmakla birlikte 5 Temmuz 2012 gün ve 28344 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 40. Maddesi ile 5521 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2’nci Maddedeki;“ Bölge adliye mahkemelerinin, 5235 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, Yargıtayın bozma kararlarına karşı verilen direnme kararının temyizi halinde dava dosyası, önce kararı veren daireye gönderilir. Direnme kararları daireler tarafından öncelikle incelenir. Kararı veren daire, direnmeyi yerinde görürse kararı düzeltir; yerinde görmezse talebi on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletir.” şeklindeki düzenleme karşısında, direnme kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davalı Kurum avukatı tarafından talep edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dava, 506 sayılı yasanın 108. Maddesi kapsamında sigortalılık başlangıç tarihinin 02.05.1978 tarihi olduğunun tespiti ile sigortalılık ve emeklilik hakkının verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, önceki bozma kararı üzerine yapılan yargılama süreci sonunda yazılı biçimde davanın kabulüne hükmedildiği, Dairemizce; “...Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda dahi işyerinin varlığının açık ve net bir biçimde belirlenemediği, ...506 sayılı Yasanın 2. maddesinde; bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacağının, 4. maddesinde ise bu kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen
sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerin işveren olduğunun düzenlendiği, ...öncelikle davacının isticvap edilip, işyerinin adres bilgileri açık bir şekilde tespit edilmeli, anılan bilgiler ışığında davaya konu dönemde işyerinin mevcudiyeti ve faal olup olmadığı titizlikle araştırılıp belirlenmeli, bu bağlamda komşu işyeri işverenleriyle varsa bordroda kayıtlı tanıklar belirlenip gerek işyerinin varlığı ve akıbetine, gerekse çalışma iddiasının varlığı ve gerçekliğine yönelik beyanları saptanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulduğu belirgin bulunmakla, bozma ilamı gerekçesindeki açıklamalar gözetildiğinde, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmediğinden talebin on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı sebepten ötürü Yargıtay incelemesine konu olan karar, eski hükümde direnmeye ilişkin olup direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy