....
Dava, yurt dışında....olarak geçen ev hanımlığı sürelerinin 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkeme kararlarının, infaza elverişli olması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 297’inci .maddesindeki (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389’uncu maddelerinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “iki tarafa tahmil ve bahşedilen haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılması” yönündeki usül hükümlerine uygun yazılması gereği gözetilerek; Vatandaşlıktan izinle çıkılarak Türk Vatandaşlığını kaybettiği 16.05.2003 tarihine kadarki yurt dışında ev kadını olarak geçirilen sürelerin, 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanılacağının tespitine karar verilmesi gerekirken; borçlanma süresi başlangıcının infazda tereddüt uyandıracak şekilde “yurt dışına çıkış tarihi” şeklinde alınması suretiyle, yukarıda bahsedilen usül kuralına aykırı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hükmün ikinci paragrafının ilk satırında yer alan “yurtdışına çıkış tarihinden” kelimelerinin silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......