Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davalılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın reddine, davalı ... Gıda San. Tic. A.Ş yönünden istemin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... Gıda San. Tic. A.Ş vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 19.04.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalı işçi ...'ın hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler nedeniyle oluşan ... sigorta yardımlarının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 9., 10., 26. maddeleridir.
Mahkemece, ceza davasının sonucu beklenmeksizin yapılan kusur incelemeleri gözetilerek, davalı işveren şirket toplam %80 kusurlu kabul edilmiş ve hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli gelir 506 sayılı Yasanın 9.,10. maddeleri gözetilerek %90 kusur karşılığı yönünden karar verilmiştir.
506 sayılı Yasanın 9. maddesi - (Değişik : 25.08.1999 - 4447 / 12 md. Y.T. 08.09.1999) ''işveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür. İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kuruma verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır.(Ek : 14.07.1999 - 4410 / 1 md.) Dışişleri Bakanlığının sigortalı olarak yurtdışı
göreve atanan personeli için işe giriş bildirgeleri ise, Kuruma en geç üç ay içinde gönderilir. '' düzenlemesini öngörmektedir. Anılan yasanın 10. maddesine göre ise 9. maddede öngörülen işe giriş bildirgesini süresinde Kuruma intikal ettirmeyen işverenler hakkında 26. maddede öngörülen sorumluluk halleri aranmaksızın, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle Kurum tarafından bağlanan gelir ve harcamanın işverenden tahsil edileceğini düzenlemiştir.Yani, davalı işverenin 506 sayılı Kanunun 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunun 2.maddesiyle değiştirilen ve 08.09.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 9 ve 10.maddesi hükmüne göre rücu alacağından sorumluluğu için;işe giriş bildirgesinin sigortalının, işe başlatılmasından önce verilmemiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesinden önce meydana gelmesi gerekir.
İncelenen dosyada: işveren ... Gıda San. Ve Tic. A.Ş olmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda işveren ... diye belirtilerek, ...'a % 80 kusur, sigortalıya ise %20 kusur verildiği, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince onanan, ... 1. Asliye Hukuk Mahkmesinin 2006/192 E. 2009/224 sayılı kararında; %5'er kusur ..., ..., ...'a ait olmak üzere işveren şirkete %75, ... %5, vefat eden sigortalıya%20 kusur verildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/150 E. 2005/457 sayılı kararında ... ve ... hakkında beraat, ..., ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği, ancak, ceza davasının sonucunun araştırılmadığı anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi, 818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesi (6098 sayılı Yasanın 73. madddesi ) hükmü uyarınca, hukuk hakimi ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı değilse de kesinleşmiş ceza ilamıyla saptanmış maddi olgularla bağlıdır.
Bu anlamda; ceza davasında kusurlu bulunarak mahkum edilmiş olmaları ve mahkumiyetin kesinleşmesi halinde cezada mahkum olan kişilere kusur payı verilmesi gerekeceği muhakkaktır.
Hal böyle olunca, Mahkemece yapılması gereken iş; 506 sayılı Yasanın 9. ve 10.maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı; sigortalının özlük dosyası (hizmet cetveli ve işe giriş bildirgesi ile birlikte) celbedilip dosyadaki mevcut delillerle birlikte değerlendirilmek; giderek somut olayda 4447 sayılı Yasa ile değişik 506 sayılı Yasanın 9. ve 10.madde koşullarının varlığı araştırılıp irdelenmeli, anılan ceza davasının kesinleşme durumu araştırılmalı, iş bu dava dosyası ile tazminat dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeli, ceza dava dosyasında kabul edilen olguda dikkate alınarak, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden açıklanan esaslar çevresinde yeniden kusur raporu alınmalı varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Kabule göre; gelire giriş tarihi itibariyle ilk peşin sermaye değerinin kusur karşılığına hükmedilmesi gerekirirken, gelirin onay tarihi itibariyle peşin sermaye değerinin kusur karşlığına hükmedilmesi ve davacıya karşı birlikte sorumlu bulunan birden çok gerçek ve tüzel kişi aleyhine açılan bir davada davalılar lehine tek vekalet ücreti taktir edilmesi gerekirken yazılı şekilde vekil ile temsil edilen davalılar için, ayrı ayrı vekalet ücreti taktir edilmesi isabetsizdir.
O hâlde, davacı Kurum ve davalılardan ... Gıda San. ve Tic. A.Ş vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'ye iadesine, 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy