Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılar ..., ... Belediye Başkanlığı, Türkiye ... ve ... Şirketler Birliği (Güvence Hesabı) avukatları ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
...-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalılar ..., ... Belediye Başkanlığı avukatlarının ve davalı ...’ün tüm, davacı Kurum ile davalı Türkiye ... ve ... Şirketler Birliği (Güvence Hesabı) avukatlarının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
...-) Dava, müşterek müteselsil sorumluluk esasına göre açılmış olup, teselsüle dayanan davalarda; Kurum, sigortalı ya da hak sahiplerine yaptığı sosyal sigorta yardımlarının tümünün tazminini, bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden ayrı ayrı ya da sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Tazmin sorumlularının her biri, vefatları halinde de mirasçıları, Kuruma karşı zararın tamamından müteselsilen, fakat birbirlerine karşı kendi ya da murislerinin kusurları oranında sorumludurlar.
Eldeki dosyada, kurum zararının, davalılardan müteselsilen tahsili yerine, kusur oranlarına göre paylaştırılması, isabetsiz bulunmuştur.
Öte yandan, Güvence hesabı yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken; ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa, HGK’nın ........2001 gün ve 915 – 739 ile 08.....2003 gün 576 – 543 sayılı kararlarında belirtildiği gibi, gerekli belgeler eklenerek gerçekleştirilen ödeme isteğini içeren muhtıranın tebliğinden itibaren davalı güvence hesabı lehine ... iş günü ek ödeme süresi bulunduğu gözetilerek, güvence hesabının temerrüde düştüğü tarihin belirlenmesi gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş veya hiç müracaat edilmemişse, güvence hesabının temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının; güvence hesabı aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa, dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekmesine karşın; güvence hesabı yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olduğu göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.....2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici .... maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hüküm fıkrasının .... bendinin tamamen silinerek yerine, “...-Davanın kabulü ile, ....960,31TL kurum zararının gelirler yönünden tahsis onay, cenaze masrafı için ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine, (Türkiye ... ve ... Şirketler Birliği (Güvence Hesabı) ‘nın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere)” cümlesinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan alınmasına, 25.....2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy