......
Dava, davalıların davacıya ait inşaat işyerinde fiilen çalışmadıkları ve bu bildirimler nedeniyle Kuruma prim borcu bulunmadığının tespiti ile, davacıya ait inşaatın bitim tarihinin 28.12.2003 olduğunun tespiti, bu tarih itibariyle hesaplanan asgari işçilik tutarını aşan prim borcundan sorumlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, bina inşaatının aslında 28.12.2003 tarihinde sona erdiği halde, önceki kooperatif yönetimi tarafından fiilen çalışmadıkları halde, davalıları çalışmış gibi göstermek suretiyle sahte sigortalı çalışma bildirimlerinin yapıldığından bahisle, bu bildirimlerin iptali, bu nedenle Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile işin 28.12.2003 tarihinde sona erdiği kabul edilerek, bu tarih esas alınarak yapılan asgari işçilik tutarını aşan prim borcunun iptalini istemiştir.
Dosya kapsamına göre, davacıya ait inşaat işyerinde, 25.5.2005 tarihinde sigorta müfettişi tarafından denetim yapıldığı, inşaatın kabasının bitirilerek çatısının kapatıldığı, ince sıvasının yapıldığı ve bu haliyle % 62,5 luk kısmının tamamlandığı
./...
-2-
belirlenmiş ve müfettiş raporuna istinaden, eksik işçilik tespiti ve 8.760,91 TL ek prim ve gecikme zammı tahakkuku yapılarak 27.6.2005 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Daha sonra aynı işyerinde, 5.2.2007 tarihinde yeniden sigorta müfettişi tarafından denetim yapılmış olup, doğalgaz çekim sözleşmesi de gözetilerek 3 katlı toplam 12 daireden oluşan inşaatın 28.12.2006 tarihinde bitirildiği belirlenmiştir. Bunun üzerine Kurum tarafından davacıya gönderilen 19.4.2007 tarihli yazıda, eksik işçilik bildirimi bulunmamakla birlikte ödenmeyen prim borcunun 32.895,83 TL, ödenmeyen işsizlik sigortası prim borcunun 1.710,65 TL olduğunun bildirildiği ve eldeki davanın bunun üzerine açıldığı anlaşılmıştır.Kurumun 25.7.2008 tarihli yazısına göre; davacının prim borçlarını 5510 sayılı Yasa'nın geçici 24. Maddesi kapsamında yapılandırıldığı bildirilmekle birlikte ödeme durumu araştırılmamıştır.
Öncelikle eldeki davada, dava konusu prim borcunun, eksik işçilik nedeniyle resen tahakkuk ettirilen prim borcunu da kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi gerekmektedir.506 Sayılı Yasa'nın 79. Maddesinin 7. bendinde, “İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz tahsilatı, durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması prim borcunun tahsil ve takibini durdurmaz.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, eksik işçilik nedeniyle re'sen yapılan prim tahakkukunun öngörülen prosedür işletilerek kesinleşmesi halinde, bu konuda menfi tespit davası açılamaz.
Mahkemece, davanın re'sen tahakkuk ettirilen prim borcunu da kapsayıp kapsamadığı ve 506 sayılı Yasa'nın 79. maddede öngörülen prosedür gereğince, re'sen yapılan prim tahakkukunun kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, kesinleşmediğinin belirlenmesi halinde, bilirkişiye bu kapsamda asgari işçilik hesabı yaptırılmalıdır.
Eldeki davanın salt davalıların çalışmalarının fiili olmadığı ve bu nedenle aylık bildirge ve dönem bordrolarının iptali ile prim borcu bulunmadığının tespiti ile sırnırlı olduğunun belirlenmesi halinde ise; davanın menfi hizmet tespiti davası niteliğinde olduğu ve bu tür davaların kamu düzenini yakından ilgilendirdiği ve özel bir duyarlılık ile inceleme ve araştırrma yapılması gerektiği açıktır.
Davalıların çalışmalarının fiili olup olmadığının belirlenmesi bakımından, önceki yönetim hakkında sahtecilik suçundan açılmış bir dava olup olmadığı, akıbeti araştırılmalı, varsa ceza davasındaki deliller irdelenmeli, dönem bordrosu çalışanları ve komşu işyeri sahip ve çalışanları re'sen tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı ve çalışmaların süresi ve niteliği kesin olarak saptanmalı, davalılara ait aylık bildirge ve
../...
-3-
dönem bordroları Kurum'dan getirilerek fiilen çalışılmayan döneme ait bildirimlerin ve prim tahakkukunun iptali gerektiği gözetilmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre araştırma ve inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekili ve davalı ...'in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ...'e iadesine, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy