Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 20.08.1983 olduğunun tespitini, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan borçlanmanın talebinin 5510 sayılı Yasanın 4/I-a kapsamında olması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava,sigortalılık başlangıç tarihinin, yurtdışında çalışmaya başlanılan 20.08.1983 olduğunun tespiti ile, yurtiçi çalışması ve sigortalılık tescili bulunmayan davacının, 3201 sayılı Yasa kapsamında yaptığı borçlanma talebinin, 5510 sayılı Yasanın 4/I-a kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece ,davacının ilk sigortalılık başlangıcının ... ... Sigortasına giriş tarihi olan 20.08.1983 olduğunun ve 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan borçlanma talebinin 5510 sayılı Yasanın 4/I-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar vererek, davayı kabul etmiştir.
1-Sigortalılık başlangıç tarihinin, yurtdışında çalışmaya başlanılan 20.08.1983 olduğunun tespitine dair, mahkeme kabulü; ... - ... ... Güvenlik Sözleşmesinin 29/4.maddesi, keza yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmelerin kanun hükmünde olacağını ve uygulama önceliği bulunduğunu düzenleyen T.C ...’nın 90.madde hükümleri uyarınca yerindedir.
2- 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan borçlanma talebinin 5510 sayılı Yasanın 4/I-a maddesi kapsamında değerlendirilmesine yönelik mahkeme kabulüne gelince ;
Yurtiçi çalışması bulunmayan davacı, 28.06.2012 tarihinde, ...’da geçen 20.08.1983 - 06.07.1984 ile 02.03.1988 - 14.04.2012 tarihleri arası 9000 günlük hizmetini 3201 sayılı Yasaya göre borçlanma istemiyle Kuruma başvurmuş ancak Kurum tarafından başvurusunun 5510 sayılı Yasanın 4/I-b kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle iş bu davayı açmıştır. Davada uyuşmazlık, yurtiçi çalışması ve sigortalılık kaydı bulunmayan, 20.08.1983 tarihinden itibaren ...’da hizmet aktine dayalı olarak çalışan ve ...’da geçen çalışma sürelerini 3201 sayılı Yasaya göre ve 5510 sayılı Yasanın 4/I-b kapsamında borçlanan davacının borçlanma talebinin 5510 sayılı Yasanın 4/I-a kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkindir. Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 79.maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasının 3.maddesi, “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile, yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin ... vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının ...’de hiçbir ... güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa, ... Güvenlik Kurumuna, ...’de çalışması varsa, en son tabi olduğu ... güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar. ... güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylık aldıkları ... güvenlik kuruluşunca yapılır”hükmünü içerirken; Yine, aynı Yasayla 3201 sayılı Yasanın 5.maddesine 4.fıkra hükmü olarak eklenen ek fıkra ile de; “Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı ... Sigortalar ve ... Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; ...’de sigortalılıkları varsa, borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” hükmü getirilmiştir. Anılan 5754 sayılı Yasa ile, 3201 sayılı Yasada yapılan değişiklikler ve getirilen ek düzenlemelere birlikte bakıldığında; başvurulacak kuruluşların belirlenmesinde, eski 3.maddede öngörülen değişik hallerden tümüyle vazgeçilmiş ve sadece; ...’de sigortalılıkları varsa, borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği öngörülmüştür. Yasanın bu açık hükmü karşısında, artık borçlanılan sürelerin, mülga diğer ... güvenlik kanunları kapsamında bir sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi imkanı ortadan kalkmıştır. Yani , ...’de hiçbir ... güvenlik kuruluşuna tabi çalışması bulunmayan kişilerin, 3201 sayılı Yasaya dayalı borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasanın 4/I-b kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi yasal bir zorunluluk haline gelmiştir. Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden, uluslararası sözleşme kurallarına; uygulamada, yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği haiz bulunmaktadır. ... ... ... Güvenlik Sözleşmesinde, ... sigortasına girişten önce, ... ... sigortasına girilmiş bulunması halinde, ... ... Sigortasına giriş tarihinin, ... Sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceği yönünde açık hüküm bulunurken; söz konusu Uluslararası sözleşmede, yurtdışında geçirilen çalışma sürelerinin, akit ülke mevzuatına göre ... güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi aşamasında, hangi sigortalılık niteliğine göre borçlanılabileceği konusunda açık ve özel bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan borçlanma talebinin 5510 sayılı Yasanın 4/I-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup; aksini öngören mahkeme kabulü yerinde değildir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 19.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy