Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının davalı işveren yanındaki çalışmaları kapsamında itibari hizmet süresinin tespiti ve sigortalılık sürelerine eklenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesidir. 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi ile kazanılan hizmetler, işveren tarafından primi ödenmiş hizmetler üzerinden kazanılacağından ve mülga 506 sayılı Yasanın 77, 79 ve 85. maddeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen şekilde ve yine 5510 sayılı Yasanın 3. maddesinin 5754 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 14 ve 15. alt bentlerinde belirtildiği şekilde ay 30 gün, yıl ise 360 gün olarak bildirilen süreyi ifade ettiğinden ve hesaplamanın bu şekilde bildirilen hizmet cetvelindeki primi ödenmiş 2764 gün üzerinden yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması;
3-Davacı, davalı işyerinde geçen ve kuruma bildirilen hizmetlerin karşılığı itibari hizmet süresinin tespitini talep etmiş olup, özlük dosyasındaki bilgilere göre itibari hizmet kazandıran sürelerin kabulüne karar verilmesinde kısmen kabul sonucunun oluşmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması;
8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin 3. fıkrasının “… Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, davacının 20/09/1991-30/09/2008 tarihleri arasında davalı işyerindeki geçici ve daimi kadroyla çalışılan, sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 2764x0,25=691 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun ve bu sürenin sigorta primi ödenmiş günlerine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak
./..
şekilde “Davanın kısmen kabulü ile; 1-Davacının davalı ... ham fabrika bölümünde 20/09/1991- 23/02/1992 tarihleri arasında 153 gün, 04/09/1992- 19/02/1993 tarihleri arasında 165 gün, 31/08/1993- 14/02/1994 tarihleri arasında 163 gün, 11/09/1994- 07/02/1995 tarihleri arasında 146 gün, 03/09/1995- 04/02/1996 tarihleri arasında 151 gün, 01/09/1996- 26/02/1997 tarihleri arasında 175 gün, 31/08/1997- 22/02/1998 tarihleri arasında 171 gün, 03/09/1998- 23/03/1999 tarihleri arasında 200 gün, 26/08/1999-15/03/2000 tarihleri arasında 199 gün, 01/09/2000-15/03/2001 tarihleri arasında 194 gün, 14/09/2001-22/01/2002 tarihleri arasında 128 gün, 16/09/2002-22/03/2003 tarihleri arasında 186 gün, 17/09/2003- 17/01/2004 tarihleri arasında 120 gün, laboratuvar bölümündeki 21/12/2004- 18/01/2005 tarihleri arasında 27 gün, 01/09/2005- 07/09/2005 tarihleri arasında 6 gün, 08/09/2005- 05/02/2006 tarihleri arasında 147 gün, 04/09/2006- 31/10/2006 tarihleri arasında 56 gün, 01/11/2006- 31/01/2007 tarihleri arasında 89 gün, 16/04/2007- 23/09/2007 tarihleri arasında 157 gün, 24/09/2007-28/11/2007 tarihleri arasında 64 gün, 12/05/2008- 30/09/2008 tarihleri arasında 138 gün çalışmalarının itibari hizmet süresinden sayılması gerektiğinin tespitine, ” karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinin silinerek, yerine, “1-Davanın kabulü ile davacının davalı işverene ait işyerinde 20/09/1991-30/09/2008 tarihleri arasında ham fabrika ve laboratuar bölümünde geçen, geçici ve daimi kadroyla çalışılan, sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 2764x0,25=691 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun ve bu sürenin davacıya ait sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine,” cümlesinin yazılmasına, 2. ve 6. bentlerin silinerek, hüküm fıkrasından çıkarılmasına, 7. bendin silinerek, yerine, “Davacı tarafından yapılan tebligat ve diğer mahkeme masrafı olan 229,00TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, 9. bendin silinerek yerine, “Davalı ...Ş tarafından yapılan 28,00TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy