Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının davalı işveren yanındaki çalışmaları kapsamında itibari hizmet süresinin tespiti ve sigortalılık sürelerine eklenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı işyerinde geçen ve kuruma bildirilen hizmetlerin karşılığı itibari hizmet süresinin tespitini talep etmiş olup, özlük dosyasındaki bilgilere göre itibari hizmet kazandıran sürelerin kabulüne karar verilmesinde kısmen kabul sonucunun oluşmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması;
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin 3. fıkrasının “… Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, davacının 04/09/1992-20/10/1992 tarihleri arasında davalı işyerindeki geçici ve daimi kadroyla çalışılan, sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 24x0,25=6 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun ve bu sürenin sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine karar
verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde “Davanın kısmen kabulü ile; Davacının davalı ... Ham fabrika bölümündeki 04/09/1992- 20/10/1992 tarihleri arasındaki 24 günlük çalışmalarının itibari hizmet süresinden sayılması gerektiğinin tespitine,” karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. satırı ile 1. bendinin silinerek yerine “1-Davanın kabulü ile davacının davalı işverene ait işyerinde 04/09/1992-20/10/1992 tarihleri arasında ham fabrika bölümünde geçen, geçici ve daimi kadroyla çalışılan, sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 24x0,25=6 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun ve bu sürenin davacıya ait sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine,” cümlesinin yazılmasına, 2. ve 5. bentlerin silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına, 6. bendin silinerek yerine “Davacı tarafından yapılan tebligat ve diğer mahkeme masrafı olan 568,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy