Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 1988 ile 1998 yılları arasındaki dönemlerde 1479 sayılı Yasa uyarınca Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve çıkarılacak prim borcunun 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılması istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine dair karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Eldeki davada; mahkemece, davacının 01.01.1988 ile 07.12.1998 tarihleri arasındaki dönemlerdeki vergi kayıtlarına istinaden davacının 1479 sayılı Yasa uyarınca Bağ-Kur sigortalılığı tespiti ve belirtilen bu dönemler yönünden 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırma hakkından faydalanma istemlerine ilişkin red hükmünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacının 16.05.2011 varide tarihli 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırma hakkından faydalanmaya ilişkin dilekçesi süresinde olduğu ve davacının 15.12.2011 tarihli 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığına ilişkin hesap dökümünde isteme konu dönemler dışındaki sigortalılık dönemleri yönünden 560,09 TL prim aslı ve 4.818,47 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 5.378,56 TL borcu olduğu gözetildiğinde, davacının, redde konu sigortalılık dönemi dışındaki Bağ-Kur sigortalılığı dönemlerine ilişkin borcunu yapılandırma hakkını dikkate alarak hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının davacıya iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy