Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, ödeme emirlerinin iptalini ve davalı Kuruma borcu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının kurucu ortağı olduğu ... Şirketine ait işyeri kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu tahakkuk ettirilen gecikme zammıyla birlikte 289,87 TL prim borcu ile; aylık prim belgeleri , işyeri kayıt ve belgelerinin ibraz edilmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen gecikme zammıyla birlikte 10.863,90 TL idari para cezasının 6183 sayılı Yasaya göre tahsili amacıyla başlatılan 2007/13076 ve 13077 sayılı takip dosyaları üzerinden gönderilen ödeme emirlerinin iptali, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamı uyarınca, prim borcunu içerir 2007/13076 takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin iptaline ilişkin davacı istemi, önceki gibi red edilmiştir. İdari para cezasına yönelik 2007/13077 takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin iptali istemi ise, 7 günlük süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle red edilmiştir.
1-Mahkemenin, prim borcunu içerir 2007/13076 takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin iptaline ilişkin davacı isteminin reddine dair hükmü yerindedir.
2-Ancak, idari para cezası borcunu içerir 2007/13077 sayılı takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin iptaline yönelik davacı isteminin, davanın 6183 sayılı Yasanın 58.maddede öngörülen 7 günlük süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü isabetsizdir.
Çünkü, 2007/13077 sayılı takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin, davacı ...’a usulüne uygun tebliğ edildiğinden
bahsedilemez. Zira davaya konu ödeme emri, “... Mah.No:... .../...” adresine herhangi bir izahat yapılmazsın “dayısı ...” imzasına tebliğ edilirken; bilgisine başvurulan ve mahalle muhtarı olduğu anlaşılan ..., davacı ile akrabalık durumunun bulunmadığını, muhtarlıkta kaydı bulunan şahısların tebligatlarının bu şekilde kendileri tarafından alınarak, bilahare ilgilisine teslim edildiğini ifade etmiştir.
Şu halde, ödeme emrine ıttıla tarihinin 04.06.2007 olması ve iş bu davanın 7 günlü süre içerisinde (08.06.2007 tarihinde) açılmış bulunması karşısında; davanın esasına girilerek, yapılacak yargılama ile karar verilmelidir. Esasa ilişkin olarak yapılacak yargılamada ise, ayrıntıları Dairemizin 26.05.2011 günlü bozma kararında belirtildiği üzere;
6183 sayılı Yasanın 55.maddesi, vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesi olanağını öngörmüş olup; ödeme emrine konu edilen alacağın kesinleşmiş ve tahsil edilebilir aşamaya gelmiş olması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda ise,5510 sayılı Yasanın 102(506 sayılı Yasa 140) maddesi uyarınca başlamış olan itiraz prosedürünün bulunup bulunmadığı araştırılarak, idari para cezasının kesinleşip kesinleşmediği belirlenmelidir.Prosedürün varlığı halinde sonucu beklenerek,kesinleşen idari para cezası miktarının tespitiyle,ancak bu miktara ilişkin ödeme emri yönünden, 6183 sayılı Yasanın 58. maddesinde sınırlı olarak sayılmış nedenlere dayalı olarak inceleme yapılmak suretiyle sonuca ulaşılmalıdır. Ancak davacının, ödeme veya zamanaşımı iddiası bulunmaması karşısında, bu halde dahi, artık, maddi hukuk açısından böyle bir borcun olup olmadığının yeniden irdelenmesi de mümkün olmayacağından, kesinleşen idari para cezasına yönelik davacı isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği gözetilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy