Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Türkiye’de sigortalı hizmeti bulunmayan ve 04.07.1983 tarihinde ...Sigortası’na girerek çalışmaya başlayan davacının Almanya’da geçirdiği 9000 günlük süreyi 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre sosyal güvenliği bakımından değerlendirip davalı Kurumca tahakkuk ettirilen borçlanma bedelini ödedikten sonra 23.07.2012 tarihinde yaşlılık sigortasından aylık tahsis başvurusunda bulunduğu, Kurumca sigortalılık başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödediği tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülüp 25.07.1986 olarak belirlenmesi sonucu koşulların tümüyle gerçekleşmediği gerekçesiyle talebinin reddedilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmakta olup, sigortalılık başlangıç tarihinin 04.07.1983 olduğunun ve 01.08.2012 gününden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespitine ilişkin davada istemler aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın temel yasal dayanağı olan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 3. maddesinde yer alan ve borçlanma isteminde bulunabilmek için yurda kesin dönüş yapılması gereğini öngören düzenlemenin, Anayasa Mahkemesi'nin 12.12.2002 gün ve ... Esas - 2002/198 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine bu konu, anılan Kanunda değişiklik yapan ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 56. maddesiyle yeniden düzenlenmekle halen yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının borçlanabilmeleri kabul edilerek yurda kesin dönülmüş olması şartı öngörülmemiş ise de, 3201 sayılı Kanunun 6. maddesinin (A) bendi gereğince anılan koşul, borçlanan ve borcunu ödeyen sigortalılara yaşlılık sigortasından aylık tahsisi için varlığını korumaktadır. Ancak, özellikle Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra bu koşulun, yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri ile bu süreler arasında veya sonundaki işsizlik sürelerini borçlanan kişiler yönünden “yurt dışı çalışma ilişkisinin
sona ermesi” olarak anlaşılması zorunlu olup, bu kapsamda Türkiye dışındaki bir ülkenin sosyal sigorta kurumundan, çalışmaya bağlı sosyal sigorta ödenekleri olan işsizlik ve hastalık yardımı alınması olgusu fiilen yurt dışında çalışma gibi değerlendirileceği gibi, sigortalıya malûllük, emekli/yaşlılık aylığı bağlanmış olması, yurda kesin dönüş yapıldığının karinesi niteliğinde bir olgu olarak kabul edilmelidir.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti İle Almanya Federal Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nin 29. maddesinin (4) numaralı bendinde yer alan, bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir ...sigortasına girmiş bulunması halinde, ... Sigortasına girişinin, Türk Sigortasına girişi olarak kabul edileceği yönündeki hüküm gereğince, Almanya’da çalışmaya başlanılan tarihin sigortalılık başlangıç günü olarak benimsenmesine ilişkin mahkeme görüş ve yaklaşımı yerinde olup, yurda kesin dönüş koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği yöntemince yapılacak araştırmayla belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre aylık tahsisine ilişkin istem hakkında hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme sonucu, anılan koşulun varlığı açıklıkla ortaya konulmaksızın davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy