Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, sigortalılık süresi başlangıcının tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulüyle sigortalılık süresi başlangıcının 01.10.1983 tarihi olduğunun tespitine, yazılı talep olmadığından yaşlılık aylığı bağlanması isteminin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan SGK Başkanlığı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının avukatının temyiz itirazlarına gelince;
506 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaşlılık sigortasından aylık bağlanması istemine ilişkin davalarda, davalı Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih itibarıyla yada yazılı başvuru şartı yerine gelmediğinden tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının dava dilekçesinde mevcut taleple yada yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlığını taşıyan 141. maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30. maddesinde yer alan, hakimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen ay başından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması gerektiğinin kabul edilmesinin zorunlu olduğu kuralı çerçevesinde; eldeki davada; yaşlılık aylığı bağlanması için
önceden yazılı başvuru olmamasına karşın, dava dilekçesinin bu talebi içermesi ve davanın açıldığı tarih itibariyle 506 sayılı Kanunun geçici 81/d maddesinde belirtilen (...Sigortalılık süresi süresi 18 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 20 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 47 yaşını doldurmaları ve en az 5150 gün Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunma) şartların oluştuğunun belirgin olması nedeniyle davanın açıldığı tarihi takibeden aybaşı olan 01.01.2010 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy