Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2012/26-2013/17
Davacı, 01.05.1985-21.04.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun kapsamında ......sigortalılığının tespiti ile 21.04.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı .........Sigortası Kanununun geçici 7.maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2,3,6,9 ve 10. maddeleri ve 2926 sayılı Kanunun Ek 3. maddesi gereği 1479 sayılı Kanunun 34 ve devamı maddeleri ile Geçici 10. maddesidir.
2926 sayılı Kanunun 2.maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan...... kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3.maddenin (b) bendinde tanımlanan ......sal faaliyette bulunanların ......sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 3.maddesinin (b) bendinde "......sal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde......... yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, ...... ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5.maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6.maddesinde ise, diğer...... kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9.maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanunun 10.maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, ............ idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, ...... satış ......leri ve birliklerinin ......... Şirketi ve ...... kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
......sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanunun 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86.maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden ......sal faaliyet ve buna dayalı "......sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün, 2011/10-230 Esas 2011/319 Karar sayılı, 29.02.2012 gün ve 2011/10-769 Esas 2012/107 karar sayılı ve 27.06.2012 gün 2012/10-292 Esas ve 2012/415 Karar kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, davacının ......sal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için, Mahkemece; 1-Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; ...... Müdürlüğü,............... kayıtları esas alınarak belirlenmeli,
2-Dönem içinde ...... Bankası, ...... veya Birlikler aracılığıyla "..............." kullanıp kullanmadığı araştırılmalı,
3-Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı,
4-25.04.2006 gün 26149 sayılı ...... Gazetede yayımlanan 5488 sayılı ...... Kanunun 19. maddesi uyarınca ...... Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan ...... desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı ...... Vergisi Kanunun "...... kazanç, ...... faaliyet, ...... işletme, ...... ve mahsulün tarifi" başlıklı 52, " ...... kazançta vergileme" başlıklı 53, ve "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 vd. maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanununun " Vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11. maddesi kapsamında ...... kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10-580-647 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere " Tevkifat yapma ve kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı ...... Vergisi Kanunun 94/11.maddesinde öngörülen ......lerden satın alınan ...... mahsuller için yapılan ödemelerden ...... vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve ...... kişiler, ......sal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler." Tevkifat suretiyle vergilendirilen ......ler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar.
5-......sal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, ...... Odası, ...... veya Birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, ......sal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, ......sal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edavatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren .........tescil belgesinin celp edilmeli,
6-...... yetiştiriciliği bulunduğunun ileri sürüldüğü hallerde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 gün ve 2011/10-306-365 sayılı kararında da belirtildiği üzere 16.05.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3285 sayılı ...... Sağlığı ve Zabıtası Kanununun 22.maddesi kapsamında ......larına ilişkin menşe şehadetnamesinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, ...... ......larına ilişkin istatistik bilgileri ve bu ......lara ilişkin yapılması zorunlu bulunan periyodik aşılara ilişkin bilgiler İlçe ...... Müdürlüklerinden sorulmalı, ............ üyeleri gibi ......sal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Ayrıca 2926 sayılı Kanunun 6.maddesinde belirtilen şekilde sigortalılığın sona erip ermediği araştırılmalı ve bu bağlamda çekişmeli dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında SSK sigortalılığı ya da 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu ...... sigortalılığı varsa ve bu sigortalılık süresi makul süreyi aşmışsa, HGK.nun 14.02.2007 gün, 2007/21-73-71 sayılı ve 14.03.2012 gün, 2011/10-804-152 sayılı kararları göz önünde bulundurularak sigortalılığın sona erdiği olgusu da dikkate alınmalıdır.
Eldeki davaya konu somut olayda; 01.05.1985 tarihinden itibaren anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde sigortalı olarak tescil edilen davacının, kendi nam ve hesabına ......sal faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile başlangıçtan itibaren sigortalılığının iptal edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, 1985 ile 2011 yılları arasında davacının 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılarak, yapılacak değerlendirme sonucuna göre sigortalı kabul edilmesi gereken dönem tereddütsüz olarak belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2-Kabule göre de,
A-2926 sayılı Kanunun 6. maddesinin “… b) Diğer...... kuruluşları kapsamına tâbi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce Sigortalılıkları sona erer.” hükmü gereği, davacının 2004 yılı 11 ayında gerçekleşen 30 günlük 506 sayılı Kanuna tabi sigortalılık sürelerinin hükümde dışlanmaması,
B-Dosya içeriğinden, davacının Kurumdan yaşlılık aylığı tahsis talebinin bulunmadığı görülmekle, anılan Kanunun 35. maddesi gereği davacının “Yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması” gerektiği gözetilerek, davacının Kuruma yaşlılık aylığı tahsisi için başvurusunun bulunup bulunmadığı araştırılarak, her halde, eldeki davanın tahsis talebi niteliğinde olduğu göz önünde bulundurularak, İhtilaf konusu olup mahkemenin kabulüne konu olan ve tahsiste esas alınan tüm sigortalılık sürelerine yönelik, davacının tahsis talep tarihi itibariyle prim borcunun bulunup bulunmadığı Kurumdan sorularak, prim borcunun bulunmaması halinde, tahsis talep tarihini takip eden ay başından veya dava tarihini takip eden ay başından itibaren, prim borcunun varlığı halinde ise, usul ekonomisi gözetilerek belirlenecek prim borcunu davacıya ödemesi için makul süre verilerek, prim borçlarının ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı tahsisi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.07.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy