.....
Davacı, 17.01.1990-04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, davacının 17.01.1990-04.10.2000 tarihleri arasında ..... sigortalısı olduğunun tespitine ve prim borçlarını ödediği tarihi takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı tahsisine karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 24, 25, 35 ve devamı maddeleri ile Geçici 10 maddesidir. 35. madde hükmüne göre sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için öncelikle “Yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması,” şarttır. Dava dosyası içeriğinden davacının Kuruma yapılmış bir aylık tahsisi başvurusunun bulunmaması nedeni ile dava dilekçesi, tahsis talebi kabul edilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemece, davacının, 17.01.1990-04.10.2000 tarihleri arasında ...... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi isabetli ise de; davacı, 17.01.1990 tarihinden itibaren başlayan sigortalılığı nedeniyle, Geçici 10. maddenin 2. fıkrasının (ı) bendi gereğince yaşlılık aylığı tahsisi için, 25 tam yıl primi ödenmiş sigortalılık ve 52 yaş şartına tabi olup, dava tarihi itibariyle 50 yaşını dolduran, 17.01.1990
./..
-2-
tarihinden itibaren kabul edilen süreler dahil 21 yıl 7 ay 27 gün sigortalılığı bulunan ve bu döneme yönelik prim borcunun varlığı belirsiz olan davacı hakkında yaşlılık aylığı tahsis şartlarının gerçekleştiğinden bahsedilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece, davacının, kabul edilen sigortalılık dönemi öncesi ve sonrasında, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan 1479, 2926 ve 506 sayılı Yasalara tabi sigortalılığının varlığı araştırılarak, bu çerçevede tabi olduğu yasal düzenlemelere göre tahsis şartlarının varlığı irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
3-Kabule göre de, Mahkemelerce, şarta bağlı, geleceğe yönelik olarak karar verilemeyeceği gözden uzak tutularak, davacının prim borçlarını ödediği tarihi takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy