Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, prim ve idari para cezalarına ilişkin ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari para cezasına ilişkin ödeme emirlerinin iptaline yönelik dava tefrik edilip yazılı biçimde mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, prim ve idari para cezasına ilişkin ödeme emirlerinin iptali istemine yönelik olup, ödeme emirlerinin 03.10.2011 tarihinde yöntemince tebliğ edilmesi, söz konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle 10.10.2011 tarihinde açılan iş bu davanın, 6183 Sayılı Yasanın 58. maddesinde öngörülen 7 günlük itiraz süresi içinde açılması, davaya konu uyuşmazlığın; Kurum alacağının takip ve tahsilinde 6183 Sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklanmış bulunması, 5510 Sayılı Yasanın 88. maddesi hükmünde ise 6183 Sayılı Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesi tarafından çözümleneceğinin öngörülmesi karşısında, mahkemenin görevli olduğu gözetilmeksizin, başlangıçta 2011/160 Esasta davaya konu edilen ödeme emirlerinden idari para cezasına ilişkin olan 2011/12520-12521-12522-12523 takip no’lu ödeme emirlerinin 29.11.2012 tarihli celsede tefrik edilip, akabinde de 29.11.2012 gün, 2012/412-355 karar sayılı ilamla ve dosya üzerinden yazılı biçimde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Mahkemece, ödeme emirlerine konu idari para cezasına ilişkin tahakkukun 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi kapsamında kesinleşip kesinleşmediği yöntemince araştırılıp belirlenmeli, kuşkusuz yapılacak araştırma sonucu idari para cezasına ilişkin tahakkukun kesinleştiğinin anlaşılması halinde 6183 Sayılı Yasanın 55. maddesi kapsamında düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrine karşı, anılan yasanın 58. maddesine göre ileri sürülecek itirazlar bakımından mahkemenin görevli olacağı kabul edilmeli ancak kesinlik nedeniyle istemin reddine karar verilmelidir. Aksi
takdirde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi kapsamında başlatılmış prosedürün sonucu beklenerek davaya konu istem hakkında bir hüküm tesis edilmelidir.
O halde; davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 07.05.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy