Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 15.06.1981 tarihinde bir gün süreyle hizmet akdiyle çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-506 sayılı Kanunun 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörülmüştür. Maddedeki “malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar” sözcüklerinin, sigortalılar yararına bir yorumla, tabi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekir. Öte yandan davacının, aynı Kanunun Geçici 54. maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmadığı da belirgindir. Bu nedenle 02.06.1965 doğumlu olan davacı yönünden tespite konu olan tarihin, davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 02.06.1983 tarihinden öncesine ilişkin olması sebebiyle, çalışmalarının sadece prim ödeme gün sayısına dâhil edileceği hususunun hükümde gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi ( Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. ve 389. maddeleri) uyarınca, kararın anılan maddelerde tanımlanan unsurları taşıması ve "taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” yönündeki hükümlerinin, kararın yazımında dikkate alınmayarak, hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde, vekalet ücretinin, davada taraf olmayan ... tahsiline şeklinde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin silinerek, yerine, "Davanın KABULÜ ile; davacı ...'ın 2.8431.026095.46.03 işyeri sicil numaralı... Hizm. İşlet. ve Turizm Ltd. Şti. işyerinde 15.06.1981 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 02.06.1983 olduğunun ve 15.06.1981 tarihindeki çalışmaya yönelik ödenecek sigorta primlerinin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine” cümlesinin yazılmasına, hükmün vekalet ücretine ilişkin (3) numaralı bendinde yer alan "...davalılardan ..." sözcüklerinin silinerek, yerine "...davalı Kurum'dan..." sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.