Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 16.01.1988-16.11.1989, 01.03.1992-30.09.1992, 01.11.1992-31.01.1993, 16.02.1993-30.02.1994 ve 01.06.1994-04.10.1994 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine, bunun mümkün olmadığı halde prim ödemelerine göre sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak hükümde belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Dosya içeriğinden, 15.04.1986-25.05.1987, 17.11.1989-.28.02.1992 ve 05.10.1994-27.10.1994 tarihleri arasında vergi kaydı bulunan ve oda ve esnaf sicil kaydı bulunmayan davacının, Kurumca, vergi kaydının bulunduğu 15.04.1986-25.05.1987, 17.11.1989-.28.02.1992 ve 05.10.1994-27.10.1994 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi kapsamında zorunlu, 01.10.1992-31.10.1992 tarihleri arasında da anılan Yasanın 79. maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalı kabul edildiği, davacının 1992 ve 1997 yıllarındaki prim afları kapsamında prim ödemelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu hali davanın yasal dayanağı, 1479 sayılı Yasanın 79. maddesidir.
14.09.1971 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 79. maddesinde, en az 2 tam yıl bu Kanuna göre sigortalı bulunanların, kendilerine, daha önce malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmamış olmak şartiyle, 24 üncü maddede belirtilen sigortalılık niteliğini kaybettiklerinde, Kuruma yazılı olarak istekte bulunmak suretiyle, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilecekleri hüküm altına alınmış iken, 19.04.1979 gün ve 2229 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile 24 üncü madde kapsamına girmeyenlerin aynı maddenin a, b, c fıkralarında sayılanlar dışındakiler ile ev kadınları ve Türkiye’de ikamet eden Türk asıllı yabancı uyrukluların, Kuruma yazılı olarak başvurmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olabilecekleri belirtilmiş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, bu kez, İsteğe bağlı sigortalılığın, sigortalının tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlayacağı, terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaya başlama ile sona ereceği, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede de; bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendi kapsamına girmeyenlerden, aynı maddenin (II) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentlerinde sayılanlar dışında kalanların, ev kadınları ve Türkiye'de ikamet eden yabancı uyrukluların
talepleri halinde isteğe bağlı sigortalı olabilecekleri, isteğe bağlı sigortalılığın, sigortalılık tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlayacağı ve terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tâbi olarak çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce veya sigortalının toplam borcunun üç aylık prim ve ceza tutarından fazla olması halinde sigortalının daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde, davacının isteğe bağlı sigortalılık yönünden Kuruma yazılı başvurusu yok ise de, Kurumca kabul edilen 15.04.1986-25.05.1987, 17.11.1989-28.02.1992, 05.10.1994-27.10.1994 ve 01.10.1992-31.10.1992 tarihleri arasındaki sigortalılık dönemleri haricinde 1992 ve 1997 yıllarındaki af kapsamında geçmişe yönelik prim ödemelerinin varlığı araştırılarak, karşıladığı süre belirlenerek, anılan ödemelerin, Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralları çerçevesinde, Kurumun geçmişe yönelik prim borçlarını tahsil edip uzun süre nemalandırmasından sonra, anılan döneme yönelik sigortalılığın iptalinin iyiniyetle bağdaşmayacağı gözetilerek, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gereken süre belirlenmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, tarafların vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy