Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurum zararının rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ; Dairemizin 28.05.2012 tarihli 2012-6863 Esas 2012-9696 Karar sayılı bozma ilamına uyularak kazalı ile davalı arasındaki sözleşmenin varlığı,niteliği,işin kapsamı ,bozma sonrası dinlenen tanıklar ve yapılan keşif sonucu irdelenek taraflar arasındaki sözleşmenin istisna aktinden kaynaklandığı tespit edilmekle, Kurumun rücu alacağı bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken; ''hizmet etme borcunun önceden belirlenmiş bir sonucun meydana getirilmesi için yüklenildiği, kazalı ile davalı arasındaki sözleşmenin varlığı ve niteliği yapılan işin kapsamı ve hacmine göre istisna akti ile çalışıldığı kanaatiyle, genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2. maddesinde "bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları" hükmü yer almaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 313. maddesinde hizmet akdi, "Hizmet akti bir mukaveledir ki, onunla işçi muayyen ve gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeyi taahhüt eder" şeklinde tarif edilmiştir. Hizmet akdinden söz edebilmek için belirli bir işin, işverene bağımlı olarak çalışma karşılığında bir ücret mukabili yapılması gerekmektedir.Borçlar Kanunu'nun 355 ve 356. maddelerinde düzenlenen istisna akdinde ise "belirli bir işin belirlenen bedel mukabilinde işverenin mesai kısıtlamasına tabi olmadan yapılıp veya başkalarına yaptırılıp teslim edilmesi" söz konusudur. Hizmet akdinde sürdürülen ve devam eden hizmet, istisna akdinde ise, işten hasıl olacak sonuç önemlidir.
Bu ilkeler doğrultusunda somut olay irdelendiğinde; apartman inşaatı işyerinde dış sıva işlerini yapan kazalı ile davalı arasında istisna aktinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bir kazanın iş kazası sayılıp sayılmaması kişinin, kazanın olduğu tarihte hizmet akdine dayanarak çalıştığının saptanmasına bağlıdır. Binanın dış cephesinin boyanması için getirilen ustanın yaptığı iş hizmet akdi değil istisna akdi olduğundan,davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.