... ile 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. ... 2-... arasındaki dava hakkında ... 9. İş Mahkemesinden verilen 26.12.2012 günlü ve 2011/848 Esas 2012/695 Karar sayılı hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Ayrıca, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Somut olaya ilişkin olarak,gıyabi hükmün davalılardan Serdar Antepli'ye, dava dilekçesinin tebliğ edildiği adrese tebliğe çıkarıldığında adreste bulunamadığından bila tebliğ iade edildiği, sonrasında,mahkemece dava dilekçesinin tebliğ edildiği adrese, bu kez aynı kanunun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmakta olup; mahkemece adres kayıt sisteminden davalının adreslerinin tespiti amacıyla herhangi bir araştırma yapılmaksızın, davalının daha önceden dava dilekçesi tebliğ edilen adresine Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliği tebligat hükümlerine aykırı olup geçersizdir.
Gıyabi hükmün, davalı Serdar Antepli'ye, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gözetilerek usulünce tebliğ edilerek, temyiz süreleri geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki düzenleme gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra; gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy