Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti ve 20.10.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma ilamına uyduktan sonra yaptığı yargılama sonucu; 01.12.2009 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı kararı vermiştir.
Hükmü, tarafların avukatlarının temyiz etmeleri üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların avukatlarının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-)Davacının avukatının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 123. maddesindeki, "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir." 307 maddesindeki, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." 309. maddesindeki ,"Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." 310. maddesindeki, "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." 311. maddesindeki, "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükümlerinde açıklanan şartların mevcut olmaması nedeniyle; vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi olan davacı vekili Av. ...'ın, 27.09.2012 günlü duruşmada bulunduğu "dava açıldıktan 1 yıl sonra davacının emekli edilmesi" nedeniyle davanın konusuz kaldığına ilişkin beyanının; davanın geri alınması veya feragat hükmünde olmadığı belirgindir.Öte yandan, aynı Kanunun 297. maddesi gereğince, tarafların isteklerinin her biri hakkında hüküm verilmesi gerekmektedir. Mahkemece dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilebilmesi için, uyuşmazlık konusu çekişmenin ortadan kalkması, başka bir anlatımla; her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış olması gerekir ki, eldeki davada böyle bir durumun sözkonusu olmadığı görülmektedir.
Mahkemenin uyma kararı verdiği Dairemizin bozma kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; 16.05.1985 tarihinden itibaren 5000 günden fazla primi olduğu anlaşılan 17.10.1967 tarihinde doğan davacının; 506 sayılı Kanunun geçici 81/B-b maddesi gereğince (tabi olduğu 20 yıl sigortalılık süresi, 5000 gün prim ve 41 yaş'ı ikmal ettiği tarihi takip eden aybaşı olan) 01.11.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.04.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy