(5510 S. K. m. 4, 106) (506 S. K. m. 60, Geç. m. 81)
Dava ve Karar: Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının iptaliyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, hükmün davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının iptaline ilişkin bölümünün yerinde olması da nazara alınarak, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olanların yaşlılık aylığı şartlarından yararlanabilmesi için; davanın yasal dayanaklarından olan mülga 506 sayılı Kanunun 5510 sayılı Kanunun 106'ncı maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan Geçici 81'inci maddesinde düzenlenen yaş, sigortalılık ve prim gün sayısı şartlarını taşımaları gerekir.
Davacı, sigortalı olarak ilk defa 01.06.1986 tarihinde çalışmaya başlamış olup, askerlik sürelerinin 330 gününü borçlandığı anlaşıldığından, 506 sayılı Kanunun 60'ıncı maddesi uyarınca söz konusu süre kadar geri gidildiğinde sigorta başlangıç tarihinin 01.07.1985 olduğunun kabulü gerekecektir. Bu durumda Geçici 81'inci maddenin (B) bendi uyarınca 23.05.2002 tarihinde 16 yıl 10 ay 22 gün sigortalılığı bulunan davacı sigortalı erkek yönünden bendin (f) alt bendindeki ...sigortalılık süresi 15 yıl 6 ay (dahil) fazla, 17 yılda az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresi ve 49 yaşını doldurmaları ve an az 5300 gün... malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanabilirler hükmü uygulanacaktır. Davacı 01.07.1963 doğumlu olup, 49 yaşını 01.07.2012 tarihinde doldurduğundan, aylık koşulları yargılamanın devamı sırasında gerçekleşmiştir. Hal böyle olunca; Mahkemece, davacının yaşlılık aylığına ancak anılan tarihi takip eden aybaşı olan 01.08.2012 tarihinden itibaren hak kazanacağı nazara alınmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy