....
Davacı Kurum, trafik-iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalı ile aynı kazada ölen diğer sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle uğradığı zararların rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozma üzerine, ilamında belirtilen gerekçe ile isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılardan Tasfiye Halinde ...... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
A)- Davacı Kurum’un, davaya konu trafik-iş kazasında ölen sigortalı..... hak sahiplerine bağlanan gelir ve ödenen cenaze gideri için 2007/106 Esas (bozma sonrası yeni esası 2011/837) sayılı dosya ile; aynı kaza sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalı .... ilgili zararlarını ise, Mahkeme’nin birleşen 2007/107 Esas numaralı dosyası ile talep ettiği; dava dilekçelerine ekli belgeleri ise birbiri ile karıştırdığı görülmüştür. Mahkemece, birleşen dosyalar ve her bir sigortalı ile ilgili deliller yerinde değerlendirilip, her bir dosya için doğru sigortalıyla ilgili zararlar yönünden her bir dosya için ayrı ayrı karar verilmiş olup; hükmü temyiz eden davalı vekilinin, dosyalardaki hükümlerin karıştırıldığına ilişkin itirazının yerinde olmadığı gibi; Yine, sigortalılardan .... ile ilgili Kurum zararlarından hüküm altına alınan miktarın tamamı poliçe limiti içinde kalıp, teselsül hükümlerine göre hükmedilen miktarın tamamından sorumluluğuna karar verilmesi isabetli bulunduğundan, hükmü temyiz eden davalı şirketin, sorumlu olacağı miktarın kusur oranına göre ayrıştırılmadığına ilişkin itirazı da yerinde görülmemiştir.
B) 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin b bendinde (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekir. Davalılardan..... temsilcisi olarak vekili yerine, tasfiye memurunun adının karar başlığına yazılmış olması, isabetsizdir.
./..
-2-
2- Hükmü temyiz eden davalılardan ...... yönünden faiz başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken; ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98,99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12,13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren 8 işgünü geçtikten sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş veya hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez.Bu durumda faiz başlangıcının; sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekir.
Dosya içeriğinden davacı Kurumun, davanın açılmasından önce herhangi bir başvurusunun bulunmadığının anlaşılması karşısında, anılan davalı yönünden faiz başlangıç (temerrüt) tarihi olarak dava tarihi yerine, öncesi bir tarihe hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Karar başlığında (4) numaralı davalı ile ilgili yazılı “Tasfiye Memuru Nevzat Demir” sözcükleri silinerek yerine, “...” sözcüklerinin; hüküm fıkrasının birleşen 2007/107 Esas sayılı dosyası ile ilgili kısmın tazminata ilişkin birinci paragrafı sonuna “davalılardan .....yönünden faiz başlangıcı olarak dava tarihinin esas alınmasına” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı.....'den alınmasına, 29.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy