Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi ve yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu olayda, ...’daki sigortalı çalışmaları gösterir 22.05.2012 günlü tercümeli sigorta belgesine göre, 02.12.1994 tarihinden itibaren ... işçi olarak çalışmağa başlayan, yine tercümeli ikamet belgelerine göre de 27.09.1978 tarihinden itibaren Belçika’da ev kadını olarak ikamet ettiği anlaşılan 01.02.1961 doğumlu davacı, Belçika’da geçen 12.02.1980-31.12.1993 tarihleri arası ev kadınlığı süresini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanmıştır. Davalı Kurum tarafından, sigorta başlangıcının 3201 sayılı Yasanın 5’inci maddesi uyarınca 02.08.1998 tarihi alınması üzerine de iş bu dava açılmıştır.
Davacı, Türkiye’de ki sigorta başlangıcının, Uluslararası sözleşme hükmü gereğince 02.12.1994 tarihi alınmasını ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, 18 yaşın ikmal edildiği 01.02.1979 tarihi sigorta başlangıcı alınmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini; kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edileceğini öngörürken, Uluslararası sosyal güvenlik sözleşme hükümlerinin saklı bulunduğu ifade edilmiştir.
Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır.
11.05.1967 tarihli resmi gazetede yayımlanarak 01.05.1968 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “Yaşlılık Yardımları ve İş Kazası veya Meslek Hastalığı Sonucu Ölüm Halleri Dışındaki Ölüm(Aylık) Yardımları” başlıklı üçüncü bölümün müşterek hükümlerini düzenleyen dördüncü bölümde yer alan konuya ilişkin 28’inci maddesi “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları hakkında Türk mevzuatının uygulanmasında; sigortalı, Türkiye'de yaşlılık sigortasına tabi işe girmeden önce ...'da bir yaşlılık sigortasına tabi olmuş ise, bu sigortaya tabi tutulduğu İlk gün, Türk mevzuatına göre sigorta kanunlarına tabi işe ilk defa girdiği gün olarak kabul edilir.” hükmünü öngörmüştür.
Anılan Uluslararası sözleşme hükmü ile, sözleşme hükmünün düzenlendiği bölüm birlikte değerlendirildiğinde; bir kimsenin Türkiye’de yaşlılık sigortasına tabi işe girmeden önce, sözleşme hükmü kapsamında, malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından olan ... yaşlılık sigortasına tabi olmuş olması halinde, yaşlılık sigortasına tabi tutulduğu ilk gün, Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak kabul edilecektir.
Somut olayda, dava dosyası içerisinde yer alan tercümeli sigorta belgesine göre, davacının, 02.12.1994 tarihinden itibaren ...’da işçi olarak çalışmağa başladığının anlaşılması;giderek, 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanmaya konu yapılan sürenin ev kadınlığı süresi olması nedeniyle, sigorta başlangıcına esas alınan 18 yaşın ikmal edildiği 01.02.1979 tarihli girişin, yukarıda bahsedilen Uluslararası sözleşme hükmü kapsamında, ... yaşlılık sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığının usulünce araştırılması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde yapılması gereken iş; ev kadınlığı süresinin ve bu anlamda sigorta başlangıcına esas alınan 18 yaşın ikmal edildiği 01.02.1979 tarihli girişin, yukarıda bahsedilen Uluslararası sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan ... yaşlılık sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığı usulünce araştırılmalı; yaşlılık
sigortası kapsamında olmaması halinde, Belçika yaşlılık sigortasına tabi olunan ilk tarih belirlenmeli ve böylece davacı istemi ile yaşlılık aylığı şartları bu çerçevede yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy