Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (devredilen SSK) adına Av. ... ile 1-...İnşaat Dek. Limited Şirketi adına Av. ... 2- ... 3-... Hastanesi Dış Tic. Ltd.Şti. aralarındaki dava hakkında ... İş Mahkemesinden verilen 09.03.2011 günlü ve 2007/232-2011/32 sayılı hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dairemizin önceki geri çevirme kararında gıyabi hükmün davalılar ... ve ...Hastanesi Dış Tic. Ltd. şirketine, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebliğinin usulüne uygun olmadığı belirtilerek, limited şirketin Ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adresi, diğer davalının ise adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresi araştırılarak; bu adreslerde, bu mümkün olmazsa gazete ilanı yoluyla yöntemince tebliğ edilerek dosyanın gönderilmesi istenmiştir.
Geri çevirme kararı sonrasında;
Davalılardan ... Hastanesi Dış Tic. Ltd. Şirketi'nin Ticaret Sicilinde kayıtlı olduğu adresine Tebligat Kanununun 12. vd. Maddeleri uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır. Tebliğ mazbatasında; “Daimi yanında çalışan elemanına” tebligat yapıldığı şerhi yer almaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır.
25.01.2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 21. maddesinde ise; tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olduğu takdirde tebliğin orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması gerektiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 14.12.2011 tarih ve 2011/21-882 Esas, 2011/767 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Tebligat Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, kendisine tebligat yapılacak şahısların derecelendirildikleri görülmektedir. Bir kere, hükmi şahıslar namına kendilerine tebligat yapılabilecek salahiyetli mümessiller mutad iş saatlerinde işyerlerinde bulundukları ve o sırada evrakı bizzat alacak durumda oldukları takdirde
memur ve müstahdemlere tebligat yapılamaz. Saniyen, memur veya müstahdemlere tebligat yapılabilecek hallerde de, önce kendisine tebligat yapılacak şahsın, şirketin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle muhatap hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen veya evrak müdürü gibi esasen bu işlerle tavzif edilmiş bir kimse olması . Böyle bir kimsenin bulunmaması halindedir ki (bu durum tebliğ mazbatasına dercedilmek suretiyle) o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme tebligat yapılabilir. Daha önce kendisine tebligat yapılması gereken kimselerin bulunmadıklarını veya tebligatı bizzat alamayacak durumda olduklarının ispatı bakımından mazbatada yer alacak kayıt bilhassa önemlidir (E. Moroğlu, Makalelerim I, İstanbul 2001, s. 4-5).
Somut olayda, ...Hastanesi Dış Tic. Ltd. Şirketi'ne yapılan tebligatın, hükmi şahıslara tebligat usulünü düzenleyen 7201 sayılı Yasanın 12. ve 13. maddelerine aykırı olduğundan usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Davalılardan ...'a yapılan tebligata gelince,
Anılan davalıya dava dilekçesinin Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğinin usulsüz olduğu, tebliğ mazbatasında adresin kapalı olduğunun belirtildiği, 21. maddeye göre yapılan tebligatın usulüne uygun olabilmesi için muhatabın tevziat saatinden sonra adrese döneceğinin araştırılıp bu hususun şerh verilmesi halinde geçerli olacağı, evvelinden yapılan tebligat usulüne uygun olmadığından gıyabi hükmün Tebligat Kanununun 35. maddeye göre tebliğ edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, bir daha geri çevirmeye mahal bırakmaksızın gıyabi hükmün ... Hastanesi Dış Tic. Ltd. Şirketi'ne Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddelerine uygun olarak, bu maddeler uyarınca tebliğ mümkün olmazsa, anılan şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı adresine Tebligat Kanunun 35. maddesi hükmüne göre, ...'a ise; anılan davalının adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresi tespit edilemediği, önceki tebligatın usulüne uygun olmaması sebebiyle Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca da tebligatın yapılamayacağı gözetilerek, gazete ilanı yoluyla yöntemince tebliğ edilerek, yasal temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3.maddesi gereğince, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra iade edilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy