Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yurt dışında Türk Vatandaşı olarak geçirilen borçlanma kapsamındaki süreleri 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanılabileceğinin tespiti; ...Sigortasına giriş olan 15.01.1980 tarihinin, Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak kabulü ve 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılacak borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/I-a maddesi kapsamında sayılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, yurt dışında 18 yaşın ikmalinden sonra Türk Vatandaşlığında geçen sürelerin 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanılabileceğinin tespitine, ... Sigortasına giriş olan 18 yaşın ikmal edildiği tarihin, Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak kabulüne karar verirken; yurt içi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmadığı için, yapılacak borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesinde öngörülen sigortalılık niteliğinde olacağından, 4/1-a maddesine yönelik davacı istemlerinin ise, reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
1-30.12.2008 tarihi itibarıyla izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybeden davacının, yurt dışında Türk Vatandaşı olduğu dönemde geçen süreleri 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanabileceğinin tespitine ilişkin davada; borçlanmaya konu yapılabilecek süre sonunun, Türk Vatandaşlığının kaybedildiği 30.12.2008 tarihi ile sınırlandırılmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi hatalıdır.
2-15.01.1980 tarihi itibarıyla ... sigortasına giriş yapan davacının, Türkiye’deki sigortalılık başlangıcının, borçlanmanın varlığı ile birlikte 18 yaşın ikmal edildiği tarih olan 21.03.1983 olarak, açıkça hükümde ifade edilmesi gerekirken, belirli bir tarih gösterilmeksizin ve infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar tesisi yerinde görülmemiştir.
3-Öte yandan, henüz yapılmış bir borçlanma işlemi bulunmadan, sigorta başlangıcına ilişkin Mahkeme kabulü de, eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini öngörmüştür.
Ancak, anılan sözleşme hükmünün uygulanabilmesi; davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, Alman Rant sigortasına giriş olan 21.03.1983 tarihini içerecek şekilde ve borçlanma talep tarihindeki şartlar çerçevesinde yurt dışı borçlanması, 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde olmak üzere, usulünce sağlanmalı ve borçlanmanın varlığı halinde, sigorta başlangıcına hükmedilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy