Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davacı ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteğinin süresinde olduğu görülmüş; düzenlenen rapor ve dosya incelenmiş olup işin gereği düşünüldü, aşağıdaki karar tespit edildi:
Davalı Kurum tarafından; asıl borçlusu... Spor Kulübü tüzel kişiliği olan prim ve gecikme zammının ödenmemesi nedeniyle, kulüp yönetim kurulu asil üyesi olan davacı aleyhine 2011/10009 sayılı takip dosyalarından 1997/11-1998/5.'inci aylarına ait prim ve gecikme zammı, 2011/10009 sayılı takip dosyalarından 1997/8-12.’inci aylarına ait prim ve gecikme zammı alacağı için ödeme emri tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından (7 günlük) hak düşürücü sürede zamanaşımı ve sorumluluk koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek, ödeme emrinin iptali isteğiyle dava açılmıştır. Mahkemece, 1997/11 ve 12.’inci aylara ilişkin prim ve gecikme zammı bedeli olan 318,69 TL + 312,24 TL = toplam 628,93 TL yönünden iptaline diğer alacaklarla ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davalı SGK vekilinin temyizi yönünden iptaline karar verilen meblağ kesinlik sınırında kalmaktadır. Zira 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 14.07.2004 gün ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2013 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m.427’deki temyiz (kesinlik) sınırını 1.822 TL olarak değiştirmiştir.
Somut olayda yerel mahkemece davalı aleyhine kabul edilen (628,93 TL) alacak tutarı yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması hükmolunan miktar itibariyle mümkün değildir.
Bu sebeple davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyizine gelince: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.85 ile 2908 sayılı Dernekler Kanunu m.27 hükümleri uyarınca; derneklerin yönetim kurulları, derneğin yürütme ve temsil organlarıdır. Bu görevlerini, kanuna ve dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirmelidirler. Ayrıca temsil görevinin, yönetim kurulunca üyelerden birisine veya üçüncü bir kişiye devri de mümkündür.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu m.80/12 hükmünde de; “... Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar...” denilmiştir.
Belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, dernek niteliğindeki spor kulüplerinde; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işverenle birlikte müteselsil sorumluluk koşulunun oluşması için kulübün “... üst düzey yöneticisi veya yetkilisi...” durumunda olunması gereklidir.
Davacının 13.6.1997-20.12.1997, 20.12.1997-2.5.1998 dönemlerinde ... Spor Kulübü yönetim kurulu asil üyeliğine seçildiği tartışmasızdır. Kulüp karar defterinin incelenmesinden 20.12.1997-2.5.1998 döneminde genel sekreter görevi aldığı ve kulüp adına işlem yapabilmesi için kendisine temsil ve ilzam yetkisi verildiği görülmektedir. Diğer dönemde ise temsil-ilzam yetkisi verilen kişiler arasında değildir. Bu sebeple davacının 1998/1-4.’üncü aylarda spor kulübünü temsile yetkili üst düzey yönetici veya yetkilisi olduğunun kabulü ile bu dönemle sınırlı olarak Kurum alacaklarından sorumlu olduğuna karar verilmesi gereklidir.
Belirtilen sebeple davacının temsil ve ilzam yetkisinin kapsamı hatalı değerlendirilerek sair taleplerin reddine karar verilmesi isabetsiz görüldüğünden, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle
1- Davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin reddine.
2- Davacının temyizi yönünden hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.