Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Temyiz isteğinin süresinde olduğu görülmüş; düzenlenen rapor ve dosya incelenmiş olup işin gereği düşünüldü, aşağıdaki karar tespit edildi:
Davalı SGK Başkanlığı tarafından; asıl borçlusu Karaman Spor Kulübü tüzel kişiliği olan prim, işsizlik sigortası primi, idari para cezası, damga vergisi ve bu borçların gecikme zamlarının ödenmemesi nedeniyle, kulüp yönetim kurulu asil üyesi olan davacı aleyhine; 2004/85, 2006/23, 2011/11335, 2011010010 sayılı takip dosyalarından 2001/4-12.’inci aylar işsizlik primi ve gecikme zammı; 2004/86, 2006/24 sayılı takip dosyalarından 2001/4-12.’inci aylar idari para cezası ve gecikme zammı; 2011/10009, 2004/84, 2011/2, 2006/22 sayılı takip dosyalarından 2001/4-12.’inci aylar prim ve gecikme zammı; alacakları için ödeme emri tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından (7 günlük) hak düşürücü süre içinde zamanaşımı ve sorumluluk koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek, ödeme emrinin iptali isteğiyle dava açılmıştır. Mahkemece müfettiş raporuyla hizmeti tespit edilen ... ile ... İş Mahkemesi’nin hizmet tespiti kararı ile tespit edilen ... ilgili Kurum alacaklarının zamanaşımına uğradığı, diğer alacakların ise zamanaşımına uğramadığı, davacının 1.10.2008 öncesi dönemlere ait idari para cezasından sorumlu olmadığı, davacının temsil ve ilzama yetkili bulunduğu gerekçesiyle, zamanaşımına uğrayan alacaklar ile idari para cezaları yönünden ödeme emirlerinin iptaline, sair ödeme emirleri yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacıdan 2004/86, 2006/24 sayılı takip dosyalarında idari para cezası ve gecikme zammı talep edilmiştir.
Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca, davacının asıl borçluya ait idari para cezasından sorumlu olmayacağı sebebiyle; idari para cezasıyla ilgili söz konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıca ... isimli sigortalı için 30.9.2003 tarihli müfettiş raporuyla; bu kişinin 7.12.2000 – 31.5.2002 ve 12.8.2002 – 2.4.2003 dönemlerindeki hizmetleri tespit edilmiştir. Tespit edilen tarihlere göre Kurum alacağı 5 yıllık zamanaşımına tâbi olup bu konudaki Kurum alacağı, zamanaşımına uğradığından, Mahkemece, bu konudaki ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir.
Belirtilen sebeplerle, davalı Kurumun sair temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.85 ile 2908 sayılı Dernekler Kanunu m.27 hükümleri uyarınca; derneklerin yönetim kurulları, derneğin yürütme ve temsil organlarıdır. Bu görevlerini, kanuna ve dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirmelidirler. Ayrıca temsil görevinin, yönetim kurulunca üyelerden birisine veya üçüncü bir kişiye devri de mümkündür.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu m.80/12 hükmünde de; “... Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar...” denilmiştir.
Belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, dernek niteliğindeki spor kulüplerinde; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işverenle birlikte müteselsil sorumluluk koşulunun oluşması için kulübün “... üst düzey yöneticisi veya yetkilisi...” durumunda olunması gereklidir.
Somut olayda; davacının, 7.5.2001-5.12.2001, 5.12.2001-20.12.2002 dönemlerinde karaman spor kulübü yönetim kurulu asil üyeliğine seçildiği tartışmasızdır. ... spor kulübünün bu dönemlerle ilgili karar defterinin incelenmesinden 7.5.2001-5.12.2001 döneminde kulüp başkanlığı görevini aldığı fakat kulüp adına işlem yapabilmesi için temsil ve ilzam yetkisinin verilmediği; 5.12.2001’de yeniden seçilmişse de akabinde Belediye Başkanı seçilmesi nedeniyle 20.12.2001’de istifa ettiği, kulüp başkanlığı görevine başka şahsın seçildiği görülmüştür.
Bu sebeplerle, davacının, ilk dönemde temsil ve ilzam yetkisinin bulunmaması, ikinci dönemde ise, 15 gün içinde kulüp başkanlığından istifa etmesi ve başka bir kişinin başkanlık görevine seçilmesi nedeniyle, belirtilen dönemlerde spor kulübünü temsile yetkili üst düzey yönetici veya yetkili kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Bu sebeple, davacının, temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; kısmen reddine ve kısme kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 16.5.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy