Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteğinin süresinde olduğu görülmüş; düzenlenen rapor ve dosya incelenmiş olup işin gereği düşünüldü, aşağıdaki karar tespit edildi:
Davalı SGK Başkanlığı tarafından; asıl borçlusu ... Spor Kulübü tüzel kişiliği olan prim ve gecikme zammının ödenmemesi nedeniyle, kulüp yönetim kurulu asil üyesi olan davacı aleyhine 2011/10009 sayılı takip dosyasından 1997/8-12'inci aylarına ait prim ve gecikme zammı alacağı için ödeme emri tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından (7 günlük) hak düşürücü sürede zamanaşımı ve sorumluluk koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek, ödeme emrinin iptali isteğiyle dava açılmıştır. Mahkemece alacakların zamanaşımına uğradığı, davacının temsil ilzam yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
1- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.85 ile 2908 sayılı Dernekler Kanunu m.27 hükümleri uyarınca; derneklerin yönetim kurulları, derneğin yürütme ve temsil organlarıdır. Bu görevlerini, kanuna ve dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirmelidirler. Ayrıca temsil görevinin, yönetim kurulunca üyelerden birisine veya üçüncü bir kişiye devri de mümkündür.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu m.80/12 hükmünde de; “... Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar...” denilmiştir.
Belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, dernek niteliğindeki spor kulüplerinde; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işverenle birlikte müteselsil sorumluluk koşulunun oluşması için kulübün “... üst düzey yöneticisi veya yetkilisi...” durumunda olunması gereklidir.
Davacının 13.6.1997– 20.12.1997 döneminde ... Spor Kulübü yönetim kurulu asil üyeliğine seçildiği tartışmasızdır. Kulüp karar defterindeki 14.6.1997, 16.6.1997, 1.8.1997, 4.8.1997 tarihli yönetim kurulu kararlarıyla; davacının hem yönetim kurulu başkanı seçildiği hem de kulüp adına işlem yapabilmesi için temsil ve ilzam yetkisi
verildiği görülmektedir. Bu sebeple davacının belirtilen dönemde spor kulübünü temsile yetkili üst düzey yöneticilerinden veya yetkililerinden olduğunun kabul edilmesi gereklidir.
Bu sebeple davacının temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.
2- Diğer taraftan davacının prim borcu sorumluluğunu doğuran olay sigortalı ... açtığı, hizmet tespit davasıyla ilgilidir. Bu kişi tarafından açılan hizmet tespiti davasında, ...İş Mahkemesi’nin 9.7.2008 gün 2006/139 E. 2008/114 K. sayılı ilâmıyla, 7.8.1997 – 20.5.2004 dönemlerindeki hizmetlerinin tespitine karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay 21. HD. 9.2.2010 gün ... E. 10/1103 K. ile bu karar onanarak kesinleşmiştir.
Hizmet tespiti davası sonucu kesinleşen hizmetlerle ilgili kurum alacaklarında zamanaşımı süresinin başlangıcı; hizmet tespit kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlamaktadır. Buna göre zamanaşımı süresinin başlangıcı 9.2.2010 tarihi olup 10 yıllık zamanaşımına tâbidir ve somut olayda davalı SGK alacağı zamanaşımına da uğramamıştır.
Mahkemece bu konuda da hatalı değerlendirme yapılarak alacağın zamanaşımına uğradığının kabulü isabetsiz olmuştur.
3- Belirtilen sebeplerle Mahkemece yapılacak iş; davacının yönetim kurulu başkanı olduğu, yönetim kurulu kararıyla davacıya kulüp adına işlem yapabilmesi için temsil ve ilzam yetkisi verildiği, bu nedenle de sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmelidir. Ayrıca hizmet tespit davası sonucu verilerek kesinleşen hükme göre doğan SGK alacağında, zamanaşımı süresinin hizmet tespit kararının kesinleşmesinden itibaren başlayacağı ve buna göre 10 yıllık zamanaşımına tâbi olduğundan somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği de kabul edilmelidir. Ancak davacının 13.6.1997 – 20.12.1997 dönemi yönetim kurulu asil üyeliği nazara alınarak, ödeme emrinin tamamından değil yalnızca 1997/7-11. aylarının prim borcu ve gecikme zammından sorumlu olduğu düşünülerek buna göre karar verilmelidir.
O halde, davalı SGK vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy