Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, tedavi giderinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı Kurum vekili hükmü temyiz etmiş ise de, yerel mahkeme tarafından, hükmün kabulüne karar verilen miktar itibariyle kesin bulunduğundan bahisle davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu kez, temyiz isteminin reddine ilişkin 03.01.2013 günlü işbu ek kararın davalı Kurum vekilince yasal süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1690 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının tespitinde alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gözetilerek, HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, yerel mahkemenin gerekçesi de gözetildiğinde, hüküm altına alınan 1078,90 TL alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması hükmolunan miktar itibariyle mümkün bulunmadığından; Mahkemenin, davalı vekilinin temyiz itirazına ilişkin 03.01.2013 tarih ve 281/403 sayılı ek kararının ONANMASINA, 12.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.