Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalılardan ...’na bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde 1991 – 2008 yılları arasında usta öğretici olarak tam gün ve sürekli olarak çalışmasına rağmen, çalıştığı sürelerin eksik şekilde Kuruma bildirildiğinden bahisle eksik günlerin tespitini talep etmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının dava konusu dönemde usta öğretici bordrolarına göre ders ücreti karşılığı çalıştığı, günlük çalışma saatine göre aylık çalışma günü hesaplanmak suretiyle, sigortalı hizmet olarak Kuruma bildirildiği, davacının çalışmasının tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan “part-time” çalışma olduğu anlaşıldığından, davacının bu husustaki talebinin reddine ilişkin Mahkeme kararı yerindedir. Davacının aylık toplam çalışma saatleri ile davalı Kuruma bildirilen süreler karşılaştırıldığında bir kısım hizmetlerinin bildirilmediği anlaşılarak toplamda 17 günlük çalışmasının eksik olduğuna ilişkin hüküm kurulmuştur. Ne var ki, kabule konu sürelerden; 2003 yılı Aralık ayındaki 7 günün çalışma saati belirlenemediği gerekçesiyle aylık çalışmasının 30 gün olduğu varsayımına dayalı bir tespit olduğu, 2005 yılı Ocak ayında toplam 100 saatlik çalışma karşılığı 13 günün 6 gün olarak bildirildiği gerekçesiyle 7 günlük çalışmasının tespitine karar verilmiş ise de; hizmet cetvelinde anılan aya ait bildiriminin 14 gün olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan maddi hata ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak söz konusu sürelerin tespitine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “2003 Aralık ayında 7 gün, 2005 Ocak ayında 7 gün” ibaresi silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.